Duygusal Zeka: Sosyal İlişkilerde Başarının Anahtarı
Kendini tanımanın ve anlamanın en iyi yolu; çoğu zaman sevdiğimiz ve birlikte vakit geçirmekten zevk aldığımız insanlarla bir arada bulunuruz. Ve zamanla ne tür insanları daha çok sevdiğimizi, hangilerinden uzak durmak istediğimizi daha net bir biçimde şekillendiririz. Bunu ancak hoşlanmadığımız kişilerle de tanışarak ve iletişimde bulunarak yapabiliriz. Elbette onlarla sürekli görüşmek zorunda değiliz ama kendini tanımanın ve anlamanın en iyi yolu olabildiğince fazla sosyal ilişkiler ve durumlar yaşamak.
DUYGUSAL ZEKA
❓Nasılsın? sorusuna verilen en yaygın cevap »iyiyim» olsa gerek.❓ Nasıl hissediyorsun? sorusunun cevabı ise genellikle «iyi» veya «kötü» olarak çeşitleniyor. Biraz daha derinleştirelim sorumuzu: «Şu anki duygu durumun ne ?» İşte şimdi tanıdığımız duyguları tarama vakti gelmiştir belki de... ❓Tahmini kaç çeşit duygu vardır sizce? Sevinç, üzüntü, öfke, korku tamam cepte ama daha ne kadar olabilir? Bu sorunun cevabını The Gottman Institüte’den Dr.Gloria Willcox; 78 olarak vermiş. Tanımladığı bütün duyguları ve ilişkili olduğu duygu durumlarını; Duygu Çarkı’nda anlatmış. Çarkı birlikte inceleyelim şimdi.
📌Duygu Çarkı'nın merkezinde 6 çeşit duyguya yer verilmiş; öfkeli, korkmuş, neşeli, güçlü, huzurlu, üzgün.
Merkezden çevreye doğru yine aynı rengin tonlarını takip ettiğimizde ise; bağlantılı diğer duygu durumlarını görebiliyoruz.
Merkezdeki duygu dilimlerinin tam karşı dilimine baktığımızda ise karşıt duygular dikkatimizi çekiyor. Neşeli-Üzgün, Korkmuş-Huzurlu…gibi. Bu da hangi zorlu duygu durumundayken aslında neye ihtiyacımız olduğunu görmek için bir işaret…
📌Her ne kadar duygu durumumuzu iyi ya da kötü olarak ifade etme eğilimi göstersek de duyguları iyi ya da kötü duygular olarak ayırmaktan uzak durmaya çalışalım. Evet baş etmesi zor olan duygularımız olabilir zaman zaman; ama bu durum o duyguları kötü yapmaz.
Hissettiğimiz her duygu bize yine bizden bir şeyler anlatır. Onları dinleyelim anlamaya çalışalım. Bir misafir gibi ağırlayalım ve vakti geldiğinde uğurlayalım. Görmezden, duymazdan gelmek, yok saymak mı? Asla! Sigmund Freud’un da dediği gibi;�" İfade edilmemiş duygular asla ölmez; sadece diri diri gömülür ve sonradan daha korkunç şekillerde tezahür ederler.
Duygusal öz disiplin için; olumsuz olanları düzeltebilmeniz ve olumlu olanları geliştirebilmeniz önemlidir.
Duygusal öz düzenlemenin ana yollarını ele alalım:
- Duygularınızın farkındalığı. Kendi duygularınızı fark etmeyi ve ayırt etmeyi öğrenmek önemlidir. Tam olarak ne yaşadığımızı anlamazsak yeterli bir yanıt seçemeyiz.
- Deneyimlerin sözleştirilmesi. Duyguları kelimelerle anlatmak onları daha iyi anlamanıza ve kabul etmenize yardımcı olur. Günlük tutmak bile faydalı olabilir.
- Dikkatin odağını değiştirmek. Başka düşüncelere ve etkinliklere geçmek, dikkatinizi aşırı acı veren duygulardan uzaklaştırmanıza olanak tanır.
- Gevşeme teknikleri. Bedeni rahatlatmak çoğu zaman olumsuz duyguların “bırakılmasına” ve zihinsel dengenin sağlanmasına yol açar.
- Yaratıcı etkinlik. En sevdiğiniz müzik, çizim, dans, duygularınızı sosyal olarak kabul edilebilir bir biçimde ifade etmenin harika bir yoludur.
Bu yöntemleri kullanarak duygusal durumunuzu kontrol etmeyi öğrenebilirsiniz. Bu da daha sakin ve mutlu olmanıza yardımcı olacaktır. Duygular, iç ve dış uyaranların etkisi altında beyinde ortaya çıkar. Hayatta kalmak, karar vermek ve sosyal etkileşim için bunlara ihtiyacımız var.
Hayat dans değil bir güreştir.
Etrafındaki insanları değiştiremezsin ama etrafındaki insanları değiştirebilirsin.Kelebekler kendi kanatlarını göremezler. O kadar güzeldirler. Ama farkında değildirler.
- Sınırlarınızı Belirleyin: Toksik insanlarla ne kadar etkileşimde bulunacağınızı sınırlayın. Onların olumsuz enerjilerine maruz kalmamak için mesafenizi koruyun.
- Duygusal Tepkilerinizi Kontrol Edin: Toksik insanların sizi üzmesine, sinirlendirmesine veya kırmasına izin vermeyin. Duygusal tepkilerinizi kontrol altında tutarak, onların oyunlarına gelmeyin.
- Kendinize Odaklanın: Toksik insanlarla uğraşmak yerine, kendi ihtiyaçlarınıza ve mutluluğunuza odaklanın. Sizi iyi hissettiren şeylerle meşgul olun.
- Destek Alın: Toksik insanlarla başa çıkmak zorlayıcı olabilir. Güvendiğiniz insanlardan destek alarak, bu süreçte yalnız olmadığınızı bilin.
- Gerekirse Uzaklaşın: Bazı durumlarda, toksik insanlarla ilişkiyi kesmek en sağlıklı seçenektir. Kendinizi korumak için, gerekirse bu adımı atmaktan çekinmeyin.
İletişim Stratejileri
Toksik insanlarla iletişim kurarken aşağıdaki stratejileri kullanabilirsiniz:
- Kısa ve Öz Olun: Toksik insanlarla uzun sohbetlere girmeyin. Sorularına kısa ve öz cevaplar verin.
- Konuyu Değiştirin: Toksik bir konu açıldığında, konuyu değiştirmeye çalışın. İlgi alanlarınızla ilgili bir şeyden bahsedin veya ortamı terk edin.
- Tartışmaktan Kaçının: Toksik insanlarla tartışmaya girmeyin. Onların manipilasyonlarına cevap vermeyin.
- Duygularınızı Açıkça İfade Edin: Toksik davranışlardan rahatsız olduğunuzu açıkça ifade edin. Ancak bunu yaparken sakin ve saygılı olun.
- "Hayır" Demeyi Öğrenin: Toksik insanların isteklerine "hayır" demeyi öğrenin. Kendinizi savunmaktan çekinmeyin.
- Toksik insanları değiştiremezsiniz. Sadece kendi tepkilerinizi ve davranışlarınızı kontrol edebilirsiniz.
- Kendinize karşı şefkatli olun. Toksik insanlarla başa çıkmak zor bir süreçtir.
- Gerekirse profesyonel yardım alın. Bir terapist veya danışman, toksik insanlarla başa çıkmanıza yardımcı olabilir.
Kısaca; Bu insanlara uzun uzadıya cevap vermeye gerek yoktur. Onlara kendimizi ispat etmeye çalışmak asla yapacağımız bir şey değildir. Onları ikna etmeye çalışmayın. En önemli ikna edilmesi gereken kişi kendi varlığınız. Siz kendinizi biliyorsunuz. Siz kendinizin farkındasınız ve şu bilgiyi de biliyorsunuz: Bazı insanlar sizin varlığınızla rahatsız olabilirler. Her insan herkesi sevmek zorunda değil. Şeftali çoğu kişi için en güzel meyvedir ancak bazısı için elma en iyidir. Bunu unutmayın. İnsanların sizi sevmemesi sorun değildir. Siz kendinizi ne kadar seviyorsunuz önemli olan budur. Vicdanlı, merhametli hareket ediyor musunuz? İnsanlara iyi davranıyor ve empatik yaklaşabiliyor musunuz? Bu cevaplar olumlu ise gerisini boşverin. Zehirli insanların hepsi acımasız ve umursamaz değildir. Bazıları bizi çok sever. Birçoğunun iyi niyetleri vardır. Çoğu varlığımız için toksiktir çünkü ihtiyaçları ve dünyada var olma biçimleri bizi kendimizden ve mutluluğumuzdan ödün vermeye zorlar. Doğaları gereği kötü insanlar değillerdir, ancak bizim için doğru kişiler değillerdir. Ve ne kadar zor olsa da, onları bırakmalıyız. Hayat, sizi aşağı çeken insanların etrafında olmadan da yeterince zor ve ne kadar önemseseniz de, başkası uğruna kendinizi yok edemezsiniz. Refahınızı bir öncelik haline getirmelisiniz. Bu ister değer verdiğiniz birinden ayrılmak, ister bir aile üyesini uzaktan sevmek, ister bir arkadaşınızı bırakmak ya da acı veren bir durumdan kendinizi uzaklaştırmak anlamına gelsin, ayrılmak ve kendiniz için daha güvenli bir alan yaratmak için her hakka sahipsiniz.
Manipüle olma, dik dur ve haksızlıklara sessiz kalma!
1. Önce kendine saygı duy.
2. Sınır koy, hayır demeyi bil. Kendini net bir şekilde ifade et.
3. Hayırlarınız kadar sağlam evetlerde olsun. Neye evet, neye hayır diyeceğini bil. Örneğin biri sana gel oturalım dedi. Gerçekten bunu istiyor musun? Onunla yemek yemek istiyor musun? O davette, o insan topluluğunda olmak istiyor musun?
Hiç sesine güven! Cılız da olsa bir dinle. Yüksek ses belki git o seninle giderdi o sana şunu yaptı senin de bunu yapman lazım ve benzeri diyebilir bu seslere kulak asma. Bazen iyi olmayabilirsin, ayıp olmasın diye yaptığımız şeyler bizde yük olur. Zaten git sen de sıkıntılı olacaksın ve karşı tarafta sorabilir ne oldu bir gün keyfin mi yok ve benzeri. En iyisi kendi iç sesini ucunu sesi dinlemek ve biraz bile gitmek istemiyorsak hayır demeyi bilmektir. İç sesine güven.
4. Sınırlar nasıl olmalı? Kırmızı çizgilerin neler, kabul edeceğin, edemeyeceği şeyler neler neleri tolere edebilirsin? Hak ettiğiniz saygınlığı görebilmek için bu soruların cevabını bilmek gerekir nokta kendimize dair netlik kazanmalıyız ki kendimize saygımız olsun.
5. Her sabah uyandığımızda bir esnemeliyiz ve bugün nasıl hissediyorum? Diye sormalıyız. Bu gün be gün öz güveni, kendinle okurduğumuz ilişkinin kalitesini arttıracak ve duygusal farkındalık sağlayacaktır.
6. Duygusunu yönetemeyen insan hiçbir insan üzerinde kontrol kuramaz. Saygısızlıkla karşılaşıldığında üstüne alma, onun sorununu tükendi ile diye düşün. Sakinliğini Koru nokta şikayet etme. Ajitasyon yapma. Bu saygısızlığı bana yaptı gibi üstümüze almıyoruz.
7. Sözü saldırı olursa; ve o an cevap verseydim deyip durumu düşüncelerle takıntı haline getirip, yatmadan önce sürekli bu cevabı düşünmek bizi daha çok sinirlendirir ve daha çok patlamamıza sebep olur. Aslında kendimize öfkeleniriz. İletişim sakinlik, sükunet, dinginlik ister. Dürtüsel olduğumuzda tepkisel davranışlar sergilediğimizde kontrolü kaybediyoruz. Kendimize hakimiyet kuramazsak karşı tarafa güç vermiş oluyoruz ve olaydan rotadan çıkıyoruz manipüle olmuş oluyoruz.
Bazıları bizi aşağılamaya, duygusal sömürü yapmaya başlar. Güçlü taraf olmak istiyorsak kişi senin için çok bir şey ifade etmiyorsa hafif bir tebessümle bedenini yavaşça ona bakmadan başka bir yöne çevir. Ama cevap vermen gerekmiyor. Bunu anlatman gerekiyor. O insana cevap vermeyecek kadar kelime israfı yapmayacak kadar değerli olmadığını anlar.
8. Kişi bizim için önemli ise sakince tepki ver. Davranışlarını kontrol et. Gergince söylersen onun seni olumsuz etkilediği ortaya çıkar ve daha çok sinirlenirsin. Hafif bir tebessümle o senin bakış açın veya sen öyle algıladın veya ne dediğini anlayamadım bir daha açıklar mısın diyebilirsin. Bu noktada karşı taraf kontrolü kaybeder ve size olan duyguları, açıkladığı cümlelerle ortaya çıkar. Bir iletişimde her zaman çok açıklama yapan bir gün kontrolü kaybeder ve saçmalamaya başlar.
9. O kişiyi sahnede hayalet. Hal, hareket, tutun ve tavırlarına bakın nokta kelimeleri söylemlerine bakın nokta orada niyet açığa çıkar. Biz bunu hak etmiyoruz o kişi aslında kendisini yansıtıyor bunun farkında olmalıyız. Enerji alışverişini kesersek bir güç savaşı da kalmaz.
Reddedilmeyi Kullan!
1. Bazen evrenin "HAYIR"ı daha büyük bir şey için gizli bir evet olduğu anlamına gelebilir.
2. Görmezden gelindiğinde, değerim bilinmediğinde sen de aynısını yap. Düşün birisi senin için zamanını ayırmaya değmeyeceğine karar veriyor ve bu onun kaybıdır. Sen de etkileşime girmeyerek "ben daha değerliyim" diyorsun.
3. Davranışları sessizce yansıtmak kolay bir iş değildir. İçgüdülerin bağırarak"ara, Ulaş, sana bunu nasıl yapar, neden" Çığlık atabilir. Onları dinlemeyeceksin nokta iradeli olacaksın. Mutlu eden şeyleri yapacaksın. Hobilerine ilgi ayır. Örneğin; sup, yüzme, yürüyüş, kitap, doğa, bahçe ve benzeri.
4. Sana değer verenlerin yanında ol.
5. Yeni bir beceri edin. Hobi veya Spor, yeni bir dil, yemek vb.
6. Seni zenginleştiren faaliyetlere yönel. ÖRN; kişisel gelişim, atölyeler ve benzeri.
7. Bu birinden öç almak ile ilgili değildir enerjini geri kazanmak ve önemli olan yere yatırmakla ilgilidir. Biliyorum, zor görmezden gelinmek acı veriyor. Ancak bunu büyümek için bir fırsat olarak görmek gerekir. Kendine saygı duyduğun bir kale İnşa et. Onların ilgisizliğinin bu kaleden sekmesine izin ver nokta bu seni geliştirir. Unutma değerim buna bağlı değildir.
8. Olumsuz düşünceler, duygular geldiğinde kaçıp saklanabileceğin bir kutu yarat en güzel anına git ve orada hayallere dal.
9. Kendine sadık kal eylemlerin konuşsun sosyalleş ve benzeri.
10. Duygusal tepkiverme. Sakin kal. Bu senin gizli silahın. Hayal kırıklığı ve üzüntünün direksiyona geçmesine izin verme."bu beni neden rahatsız ediyor" diye sor. Kendimi nasıl geliştirebilirim?
11. Güç başkalarının sana nasıl davrandığı değil senin verdiğin tepkilerdir. İç huzurun dış onaylara bağlı değil bunu sakın unutma.
12. Uzaklaş! Reddedilmeyi kabul et.
13. Pozitif çember oluştur.
14. Mesaj atma nokta bu sessizlik stratejik bir geri çekilmedir. Saygınlığını korumakla ilgilidir.
15. Beklenti içine girmeden nazik ol. Nezaketini koru. Bu sınır çizmektir.
16. Geçmişinde onu sana çağrıştıran, onun enerjisinde, onun kalıbında belki sert, belki otoriter bir ebeveynin vardı. Bu döngüyü fark et!
NOT: Bir başkasının eylemlerinin duygusal durumunu belirlemesine izin vermemek bilinçli bir seçimdir. Nazik ve mesafeli kalarak kayıtsızlığının dengemi bozmasına izin vermiyorum demiş olursun. Mücadeleni gösterme. Soğukkanlı ol. Bu içsel istikrarın bir yansımasıdır. Sakinlik ve özgüven rehberin olsun. Asla seni sevmeyecek birinin peşinden koşmayı bırakın! Sihirli olan budur, seni değerli kılacak olan.
- Size bir vücut verilecektir. Onu beğenebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz, ancak kesin olan bir şey varsa o da ömrünüzün geri kalanı boyunca ona sahip olacağınızdır.
- Dersler öğreneceksiniz. "Yeryüzünde Yaşam" isimli tam zamanlı gayrı resmi bir okula kaydoluyorsunuz. Her kişi veya her olay birer evrensel öğretmendir.
- Hatalar yoktur, yalnızca dersler vardır. Büyümek bir deneyim sürecidir. "Başarı" kadar "yenilgiler" de bu sürecin bir parçasıdır.
- Bir ders öğrenilene kadar tekrar edilir. Bu ders, ta ki siz öğrenene kadar size çeşitli biçimlerde anlatılır -- ancak ondan sonra bir sonraki derse geçebilirsiniz..
- Eğer kolay dersleri öğrenemezseniz bu dersler giderek zorlaşırlar. Dışsal sorunlar içsel durumunuzun kesin bir yansımasıdır. İçsel engelleri ortadan kaldırdığınız zaman dış dünyanız değişir. Acı, evrenin sizin dikkatinizi çekme şeklidir.
- Davranışlarınız değiştiği zaman bir dersi öğrenmiş olduğunuzu anlarsınız.. Bilgelik egzersizdir. Bir şeyin bir parçası, hiç bir şeyin birçoğundan daha iyidir.
- "Buradan" daha iyi bir "orası" yoktur. "Orası" dediğiniz yer "burası" olduğu zaman gene "buraya" kıyasla daha iyiymiş gibi görünen bir "orası" olacaktır."
- Diğer insanlar yalnızca sizin aynanızdırlar. Diğer bir kişinin bir yönü sizin kendinizde sevdiğiniz ya da nefret ettiğiniz bir yönünüzü yansıtmadıkça onu sevmeniz ya da ondan nefret etmeniz mümkün değildir.
- Yaşamınız size bağlıdır. Yaşam size tuvali sunar, resmi siz yaparsınız. Yaşamınıza sahip çıkın -- yoksa başkası sahip çıkacaktır.
- Daima ne isterseniz onu alırsınız. Bilinçaltınız kendinize çektiğiniz enerjileri, deneyimleri ve insanları doğrulukla belirler. Dolayısıyla ne istediğinizi bilmenin en güvenilir yolu neye sahip olduğunuzu görebilmektir. Kurbanlar yoktur, yalnızca öğrenciler vardır.
- Doğru ya da yanlış yoktur, ama sonuçlar vardır. Ahlaki yaklaşımların faydası olmaz. Yargılamalar ise yalnızca davranış kalıplarını korumak içindir. Yalnızca yapabildiğinizin en iyisini yapın.
- Cevaplar kendi içinizdedir. Çocukların başkalarının rehberliğine ihtiyacı vardır; bizler ise olgunlaştıkça Ruhun Yasalarının yazılı olduğu kalbimize güveniriz. Bildikleriniz duyduklarınızdan, okuduklarınızdan ya da size söylenenlerden çok daha fazladır. Yapmanız gereken yegâne şey bakmak, dinlemek ve güvenmektir.
- Tüm bunları unutacaksınız. Ne zaman arzu ederseniz hatırlayabilirsiniz.
Unutmayın Çatışma çözmeyi öğrenemezseniz; hayatınızın her aşamasında sorunlarla karşılaşır ve hep sorunlu bir birey olursunuz.


Yorumlar
Yorum Gönder