İçsel Pusula: KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME SANATI

Kendini tanımanın ve anlamanın en iyi yolu; çoğu zaman sevdiğimiz ve birlikte vakit geçirmekten zevk aldığımız insanlarla bir arada bulunuruz. Ve zamanla ne tür insanları daha çok sevdiğimizi, hangilerinden uzak durmak istediğimizi daha net bir biçimde şekillendiririz. Bunu ancak hoşlanmadığımız kişilerle de tanışarak ve iletişimde bulunarak yapabiliriz. Elbette onlarla sürekli görüşmek zorunda değiliz ama kendini tanımanın ve anlamanın en iyi yolu olabildiğince fazla sosyal ilişkiler ve durumlar yaşamak.

Kendinizi tanımak için sormanız gereken 40 soruluk bir liste:

 1. Kendimle ilgili en sevdiğim şeyler neler?

2. Kendime olan sevgimi nasıl ifade edebilirim? Ve diğerlerine?

3. Yeterince kişisel bakım uyguluyor muyum?

4. Güçlü yönlerim nelerdir? Zayıf yönlerim nelerdir?

5. Mutlu muyum? Mutlu olmamı engelleyen nedir?

6. Nereye seyahat etmek istiyorum?

7. Dünyanın herhangi bir yerinde yaşayabilseydim nerede yaşamak isterdim?

8. Küçükken, büyüyünce ne olmak istiyordum?

9. Şimdi hayalimdeki iş nedir?

10. Başkalarına ilham vermek için ne yapıyorum? Başkalarına yardım etmek için?

11. Ben kime bakarım? Neden?

12. Rahatlamama ne yardımcı olur?

13. Amacım nedir?

14. Neyden korkuyorum?

15. Hayatta en sevdiğim şey nedir?

16. Hayatımda eksik olduğunu hissettiğim bir şey var mı?

17. Kendimle ilgili üzerinde çalışmam gerektiğine inandığım bir şey nedir?

18. Güvensizliklerim nelerdir? Onlar üzerinde nasıl çalışabilirim?

19. En büyük başarım nedir?

20. Kime minnettarım? Ne için minnettarım?

21. Konfor alanımdan çıkıp keşfetmek için yapabileceğim bir şey var mı?

22. Yardıma ihtiyacım var mı?

23. Yeterince mevcut muyum?

24. Nasıl daha özgüvenli olabilirim?

25. 5 yıl önceki kendime ne tavsiye verirdim?

26. Yargılamanın olmadığı bir dünyada nasıl bir insan olurdum?

27. Beni gerçekten canlı hissettiren nedir?

28. Ben nazik bir insan mıyım? Nezaketi daha fazla nasıl uygulayabilirim?

29. Kendimi başkalarıyla çok mu kıyaslıyorum?

30. Ben ben miyim?

31. Bugün dün olduğumdan daha iyi bir insan mıyım?

32. Ne tür bir arkadaş olmak istiyorum?

33. Bir karar için herhangi bir suçum var mı?

34. Bırakmam gereken bir şey var mı?

35. En iyi olduğum şey nedir?

36. Hayatımda gerçekten özel bir an neydi?

37. Mükemmel günü nasıl tarif edebilirim?

38. Ne zaman kendimle gerçekten gurur duydum?

39. Bugün için kendimi ne için affedebilirim?

40. Şu an hayatımı dolu dolu mu yaşıyorum?

Otantik varoluşu yaşamayı becerebilen ya da başka bir deyişle kendini gerçekleştirmeyi becerebilen insanların şu temel nitelikleri paylaştıkları söylenebilir: 

1)İç ve dış gerçekliği dolaysız algılama ve kavrama yeteneği 

2)Engelleme, yoksunluk ve baskılara karşı direnme gücü anlamında gelişmiş bir benlik (ego gücü). Kimsenin ne düşündüğü değil kendi düşüncesine önem verir. 

3) Farklılıklara tolerans anlamında hoşgörü ve değerler dünyasındaki geniş esneklik. 

4) Mizah ve nükte ile gerçeklere yaklaşma. 

5) Doruk deneyimlere ve coşkulu yaşantılara yatkınlık.

6) Hayatın zorluklarına karşı dik durmak, başarısızlıklarda pes etmemek olgun olmanın yolunu açıyor. Sorumluluğu üstlen. Geçmişte kötü travmalar yaşanmışsa da ana babayı suçlamayı bırakmak, öğretmenin ilgisizliğini, zorbalığa uğrandıysa ya da travmatik bir ayrılık yaşandıysa onları suçlamaktan vazgeçmek gerekiyor. 

7) Sınır Koyar: İş ve özel hayatta sıklıkla rastlanan “sınır koyma”, kişisel alana saygı duyulması açısından şarttır. Birçok insan, sınırını bilmeyen insanlar yüzünden ciddi psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalır. Özellikle toplumda yumuşak başlı olarak nitelendirilen kişiler, ikili ilişkilerde oldukça zorlanır.

8) Kimse görmese de doğru olanı, erdemli olanı yapar. Bu değerlerin çoğuna sahiptir.

Bazı değerler: • Açıklık • Adalet • Bağlılık • Başarma • Cömertlik • Dengelilik • Dürüstlük • Düzenlilik • Estetik • Gelenekler • Gelişim • Güven • Güzellik • Hizmet • İşbirliği • Katılım • Katkı • Keyif • Kişisel güç • Macera • Maneviyat • Merhamet • Mükemmellik • Onaylama • Onaylanma • Ortaklık • Otantiklik • Özgürlük • Paylaşmak • Risk alma • Sebat • Sadakat • Şükretmek • Tercih özgürlüğü • Üretkenlik • Uyum • Vicdan • Zarafet

Bu anlamda ilişkiler içerisinde konulan bazı sağlıklı sınırların örnekleri şu şekilde verilmiştir:

  • Kendi ihtiyaçlarımız, sorunlarımız, sorumluluklarımız ve zamanımızı önceliklendirmek.
  • Yapabileceğimizden fazlasını üstlenmemek.
  • İhtiyaç ve taleplerimizi karşımızdaki kişiye iletiyor olmak.
  • Kişisel sınırları ortaya koyarken suçlu hissetmemek. İlişkiler içerisinde farklı türlerde sınırlar koyuyor olmanın gerekliliğini farkında olmak.
  • İstemediğimiz şeyler söz konusu olduğunda "Hayır" cevabını vermek.

1. En başından sınırlarınızı anlatın. “Ben bundan hoşlanmıyorum, bir daha yapmazsam sevinirim.” Cümlesi ile her şeyi halledebilirsiniz. Karşı tarafa da sınırlarının neler olduğunu sorabilirsiniz. Bu sayede karşılıklı anlayış ile ilişkiyi devam ettirebilirsiniz.

Kişisel sınırlar

Kişisel sınırlar, bireyin dünyayla etkileşim kurarken kendini rahat hissettiği güvenli bir alanı temsil eder.

Bedenimizin fiziksel sınırları, kendimiz hakkındaki bilgimiz temelinde oluşur. Bize neyin doğru ve arzu edilir olduğunu, neyin kabul edilemez olduğunu anlamamız, kendi "benliğimizi", değerlerimizi, görüşlerimizi ve inançlarımızı korumamıza yardımcı olur. Sınırlar, önceliklerimizi doğru belirlememize, sağlıklı ilişkiler kurmamıza ve her durumda kendimize sadık kalmamıza yardımcı olur.

2. Açık Sözlü Olmaktan Kaçınmayın

Birçok insan açık sözlü konuşmaktan kaçınır. Gerçekten düşüncelerini net bir şekilde ifade edebilen insan sayısı “Yok” denecek kadar azdır. Neden? Hiçbir nedeni yok.

Karşı tarafa açık sözlü bir şekilde ne düşündüğünüzü anlatın. Başlarda konuşmak ve düşünceleri söylemek zor gelebilir. Ancak zamanla bu duruma alışacak ve eskisi kadar zorlanmadığınızı fark edeceksiniz.

3. Sinirlenmeden, Sakince Kendinizi İfade Edin.

Sınır koymak denildiğinde kavgacı ve sinirli bir tutum sergilenmesi gerektiği akıllara gelmesin. Ne kadar sakince kendinizi ifade ederseniz o kadar etkili bir adım atmış olursunuz.

Sinirlendiğinizde kendinize hakim olamıyorsanız sakinleşmeyi bekleyin ve olayın üzerinden zaman geçtikten sonra hislerinizi ifade edin.

4. Yeri Geldiğinde Sert Bir Dille Uyarın.

Her ne kadar yukarıda sakince kendinizi ifade etmeniz gerektiğini belirtmiş olsak da; bazı insanlar bundan anlamıyor. İnsanlara sakin konuşmak ve kibarlık bazı durumlarda yaramıyor.

Bu tarz bir insanla karşılaştıysanız biraz da sert bir tutum gösterebilirsiniz. Ona kızdığınızı ifade edebilir, bir daha böyle bir şey yaparsa ilişkinizin eskisi gibi olamayacağını belirtebilirsiniz. Asla müsemma göstermeyin. Bir seferlik alttan alayım ya da affedeyim diye düşünmeyin.

5. Her şeye Rağmen Değişim Yoksa, Uzaklaşın.

Sınır koymak her zaman sözcüklerle mümkün değildir. Gerçekten bazı insanlar saygısızlık etmeyi marifet olarak bilirler ve tabir-i caizse arsızlığı ele alırlar.

Bu durumda yapmanız gereken tek şey: O kişiyle görüşmemektir. Karşı tarafı hayatınızdan bir daha almamak üzere çıkarın.

6. En Değerli Kişi: Kendiniz

Sizi kimsenin üzmesine, yormasına, kırmasına ve meşgul etmesine izin vermeyin. Hiç kimse sizden daha değerli değil. Siz değerinizi fark ettikçe, karşı tarafta bunun bilincine varacaktır. Aksi takdirde mutsuzluk uçurumunda oradan oraya savrulursunuz.

Sınırlara İhtiyacımız Var

İlişkideki paylaşımın ve kişisel görünümümüzün belirlenmesi her şeyden önce sağlıklı bir iletişimin bakış açısından değerlidir. Bu iletişim yalnızca diğer insanlar için değil, gördüğümüze saygı açısından da önemlidir.

İstek ve ihtiyaçlarımızı diğer insanların tepkilerinden çekinmeden net ve açık bir biçimde iletebilmek doğal olarak lüks değil haktır. Bu hak bize sağlıklı şekilde sınır koyma özgürlüğünü tanırken karşı karşıya mümkün olduğunca net sınırlarla yaklaşmak doğru anlaşılmak açıdan da faydalı olacaktır. Hem uzakta hem de hayatta olduğu gibi, size yatırım yapmak açısından da tasarrufa ihtiyaç duyduğunuz bilinen bir gerçektir.

Tam tersi düşünülürse, yani sağlıksız bir şekilde dağıtılan üzerinden hareket edilen bir yaşamda başta öz saygımızı yitirmek ve manipüle edilerek göz ardı edilmek olasıdır. Başka insanların varlığımızı belirlemesine ve tanımlamalarına izin verilmesine uygun en büyük haksızlıklardan biri olacaktır.

Sınır koymak ve bencil olmak arasındaki fark

Bencillik, ikili ilişkilere yön veren en temel konulardan biridir. 

Bencillik, yerine göre sizi bazı kötü sonuçlardan koruyarak olumlu etki yapabilir fakat dozu kaçtığında tehlikeli hale gelebilir. Özellikle ikili ilişkilerde bencillik konusunda çok ince bir çizgi vardır. Eğer o sınırı aşarsanız ister arkadaşlık ister aşk ister aile ilişkileri olsun hoş bir tutumla karşılaşmaz ve dışlanabilirsiniz.

DENGESİZLİĞİNİZİN FARKINDA OLMAYABİLİRSİNİZ

Bir ilişkinin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için belli bir dengede olması gerekir. Bu hem sosyal ilişkilerde hem de iş yaşantısında geçerlidir. Eğer bir kişi sürekli almak istiyor ama karşılığında hiçbir şey vermek istemiyorsan bu kişinin bencil olduğunuzu gösterir. Daha da garibi bu özellikleri yüzlerine vurulduğunda şoka uğrarlar. İş yaşantısında bu durum bilgi vermeden kaçınma, yardım etmeme şeklinde ortaya çıkabilir ve personel morali üzerinde korkunç bir olumsuz etki yaratabilir.

DAİMA FARKI OLANI İSTEMEK!

Sürekli farklı olma dikkat çekme isteği bencilliğin göstergelerinden biridir. Güzel bir örnek vermek gerekirse çocuğunuza isim verirken kimsede olmayan bir ismi seçmek olabilir. Bilindik bir isim yerine az duyulmuş ya da orijinal bir isme yöneliyorsanız bencil olabilirsiniz.

Çok fazla konuşmak sizi yalnızlaştırır.

KONUŞMAK İÇİN KONUŞMAK

Sürekli bir şeyler anlatarak bulunduğunuz ortamdaki herkesin sadece sizi dinlemesini istemek bencilliğin en bariz göstergesidir ve bir süre sonra yalnız kalmanıza sebep olur. Sürekli konuşarak başkasına fırsat vermemek aynı zamanda empati yoksunluğunuzu da ortaya koyar. Her şeyin olduğu gibi konuşmanın da yeri ve usulü vardır. 

Tepki vermeden geçiştirmek bencil olduğunuzu gösterir

TEPKİ VERMEDEN GEÇİŞTİRME

Bir arkadaşınızın sizin fikrinize ihtiyacı olduğunda, herhangi bir konu hakkında sizden akıl almak istediğinde konu hakkında herhangi bir yorum yapmıyor ya da umursamaz bir şekilde geçiştiriyorsanız bencilsiniz demektir.

Karşınızdakini dinlememek, anlattıklarıyla ilgilenmemek belki de onun için kötü bir sonuç doğuracak. Bu yüzden bencillikten vazgeçmeli dinlemeyi öğrenmelisiniz. 

Her şeyi kontrol altında tutmak istemek bencilliktir.

HER ŞEYİ KONTROL ETMEK İSTEME

Bazı insanlar hem iş yaşantısında hem de sosyal yaşantısında kontrol manyağı olabilirler. Mottoları ise eğer doğru yapmak istiyorsan kendin yap düşüncesidir. Bu kişiler genellikle mükemmeliyetçidirler ve herhangi bir işi en iyi kendilerinin bildiği konusunda emindirler.

İlginç olan ise etraflarındaki herkes üzerinde bir hakimiyet ve kontrol mekanizması kurarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Fakat gerçekte bu davranış karşılarındaki insanların insiyatiflerini öldürür, yaratıcılığını köreltir ve cesaretlerini kırar. Bu derecede bir bencillik oldukça tehlikelidir.

İlişkilerinize Sağlıklı Sınırlar Oluşturabilmek İçin Tavsiyeler:

1.) İki insanın bir araya gelmesiyle birlikte iletişim ve ilişki başlar. Her ilişkiniz ayrı ve farklı dinamiklere sahiptir. İlişkilerinizdeki önceliklerinizi belirleyin ve kime ne konuda sınır koymanız gerektiğine karar verin.

2.) Niyetinizi karşı tarafa açık ve net bir şekilde iletin.

3.) Sınırlarınızı çok katı, değişmez ve zorlayıcı oluşturmamaya özen gösterin. Sağlıklı sınırlar belirlidir, duruma ve kişiye göre esneklik sağlanabilir ve tutarlıdır.

4.) Sınırlarınızı belirlemenizde üslup çok önemlidir. Düşüncelerinizi ve isteklerinizi karşı tarafa nasıl aktardığınız önemlidir. Karşılıklı saygı çerçevesinde incitmeden, terslemeden ve kırmadan sınırlarınızı belirlemeniz gerekir.

5) Hayır diyebilmek bizim kültürümüzde zor olsa da neyi neden yapamadığımızı karşımızdaki kişiye anlatmak ve duygularımızı da aktarmak gerekir. Kibar bir şekilde reddedin.

6.) Verdiğiniz kararların arkasında durun.

7.) Kendinize özel zamanlar yaratın.

8.)Hayatınızın merkezinde bir başkası değil kendiniz olun.

Sınırlarınızı korumak da en az sınırlarınızı oluşturmak kadar önemlidir. Oluşturduğunuz sınırlarınızı koruyamadıktan sonra size bir yararı olmayacaktır.

Diğer insanların hatalarının düzeltmelerini beklememek, geçmiş olayları takılı kalmamak, kendin için bir şeyler yapmak, hayatını değiştirmekle işe başlamak gerekiyor. 

Karşısındakini sevsen de seni kullandığı durumları fark edildiğinde sınır koymak gerekiyor. Hayırı iyi kullanmak gerekiyor. 

Bir ilişkide çırpınıp durmak, kendini kanıtlamak yerine kendini olduğun gibi kabul eden insanlarla ilişki kurmak daha faydalıdır. Diğer insanları değiştirmeye çalışmamalıyız çünkü değişmezler. Kendini seven insanlar "sağlıklı bencillik" yaparlar. Yani kendilerine zaman ayırırlar, kendilerini şımartırlar. Bir insanın eleştirisini göz önüne alırken öncelikle "ben bu insanın takdirini ciddiye alıyor muyum ki eleştirisini ciddiye alayım?" diye soru sorarlar ona göre eleştiriyi alırlar ve yahut da almazlar. Hayat amaçlarını belirlerler ve bu amaçlar için ilk adımı atmaya, deneyime açık olurlar. En azından denedim diyebilirler başarısız olsalarda... Ancak hiç denememek insanın içinde bir ukde bırakır ve her zaman kendini yetersiz hissetmene yol açar. 

"Diğerleri sensin. Karşılaştığın her kimse, dünyanın aynası tarafından yakalanmış, uçuşan bir görüntüdür. Her karşılaşma senin kendini tanıman, eksikliğini keşfetmen ve iyileştirmen için bir imkandır."~Neale Donald Walsch.

ŞANSLI OL!

1. Şans özgürlük ortamında gelişir. Esneklik ve uyum becerisi lazım gelir. Değişimi ve çeşitliliği memnuniyetle karşılayan açık bir zihniyete sahip olunursa. 

2. Farklı görüşleri ve yapıcı eleştirileri açık ol farklı bakış açılarına hoşgörülü ol ve nezaketli ol. 

3. Gülümse. İyi düşün nokta olumlu sonuca ulaşma ihtimaline karşı sarsılmaz inançlar geliştir ve başarısızlıkta yılma nokta dayanıklı ol.

4. Olumlu bakış açısı diğer insanlar ve durumlar için cezbedici bir umut ve olasılıklar ortamı oluşturmuş olur. 

5. Mükemmellik bir eylem değil bir alışkanlıktır. 

6. Arzu ve hedeflerini hayalet nokta canlı bir şekilde sakin ve huzurluyken vizyon panosu oluştur.

7. Duygusal iyileşme ve affetme alanında yolculuk yap çözülmemiş acı, pişmanlık ve kızgınlık bizi tatmin olma yolculuğumuzu engelleyen zorlu engellerdir. Affetmenin dönüştürücü gücünü anlamak bizi yeni olasılıklara götürebilir. Geçmişe bağlayan prangaları yok eder. 

8. Affetmek içsel direncin kanıtıdır. Mağduriyetten kurtulmamız ve çözülmemiş şikayetlerin ağırlığı altında ezilmeden geleceğin kontrolünü elimize almamızı sağlar. Her gün bu seçimleri yapmalıyız. Özgürlüğümüzü kucaklamalıyız. Başkaları ile ve hayal gücün ne işbirliği yap.

Ödev: İnsanlar seni neden sever? 15 adet cevap yaz. 

VAZGEÇİLMEZ OL!

1. Başkalarının seni nasıl gördüğü değil sen kendin nasıl görüyorsun bu önemlidir. Değerini bilmek ve kendi değer yargılarını ölçmek. 

2. Başarısızlık da ya kaybedersin ya da yeni bir şey öğrenirsin; örneğin bir arkadaşın sana soğuk yaptı alınma bu onun sorunu de ve dirençli ol. 

3. Sınırlarını bil, hayır demeyi bil, kişiler de buna göre davranırsa sağlıklı ve anlayışlı ilişkiler yaşanabilir. 

4. Duygusal tepkilerden kaçın. Dışsal olayların üzerimizdeki etkisini minimize etmek ve tepki vermeden önce düşünmek gerekir. Duyguları tanımak meditasyon mindfulness yap ve Zihni sakinleştir.

5. Duygusal tepki vermek seni zayıf ve kırılgan yapar. Bu da karşıdaki kişiye seni kırma hakkını ve seninle alay geçme hakkını verir. Aşırı Neşe de yanlış sonuç doğurabilir. 

6. Zihin temizliği yapmak çok önemlidir örneğin sessiz bir ortamda kitap okumak, yürüyüş yapmak, sosyal medyaya ara vermek. 

7. Ruhun büyüklüğünü keşfet nokta ona göre davran ona göre yaşa.

8. Biri seni kızdırdığında, öfkelendirdiğinde sessiz kal nokta sessizliğin gücünü kullan! 

9. Kendi eylemlerine odaklan. 

10. Eğlenceli aktivitelere katıl nokta hangi aktiviteler seni rahatlatıyor ve mutlu ediyor bunları bil. 

11. Başkalarının ilgisizliğine tepki verme nokta içsel huzurunu Koru. Yokmuş gibi davran. 

12. Kendi başarını takdir et. Kendi hayatına ve hedeflerine odaklan. 

13. Önce kendine, varlığına inan ve saygı duy. Özünü ve benliğini sev. 

14. İç sesimiz her zaman olumlu olmalı nokta pozitif düşüncelere odaklanmalıyız. Negatif düşünceler gelebilir bunları fark edip hemen olumluya dönüştürmeliyiz.

15. Kendini kraliçe gibi hisset! Kendini hayatını duruşunu beğen tarzını oluştur. 

"ben hayata dair hedeflerimle, hayallerimle, beni besleyen aktivite ve hobilerle ilgileniyorum" olumlaması yapılabilir. 

16. Kendine şefkat göster. Hatalar olur. Bir daha yapmazsan sorun olmaz. Kendini affet. 

17. Pasif agresif olma nokta yeterince dikkatli olursan başına kötü şeyler gelmez bunu unutma. 

18. İletişimde dengede ol nokta yüksek sesle konuşma. Yeri geldiğinde konuş. Fazla da konuşma. 

19. Fark yarat. Sıradanları herkes sever birisini sevmiyorsa doğru yoldasın demektir. 

20. Bilinç dışı inançların senden yana çalışsın.  Umutsuzca onaylanmak ve ilgi almak için Sevgi dilenciliği yapma.  Gerçekten duygularınla bağ kuracak, ilgilenecek insanlarla bağlantı da ol.

21.  "Seninle ilgilenmemi istiyorsan bunu hak etmelisin" inancını geliştir. Erkeğin ilkel dürtülerini canlandırmak için "(kolay olmayınca ona meydan okuyorsun) bana hak ettiğim şekilde davranırsa sana şans verebilirim" düşüncesi ile hareket etmek gerek.

22.  Bu hayat davranışı olmalı.  "ben sevilmeye, sevgiye layığım nokta doğru dürüst bir insanı hayatında hak ediyorum." İnancının iyice oluşması lazım.

23.  Duygusal yoksunluklarını bil ve kontrol et.

24.  Doğru iletişim kuracak, ihtiyaçlarına cevap verecek kişileri seç. 

DURUŞUN ile Fark Yarat!

İnsan olmamızın en önemli kriteri duruş kalitemizi de yansıtır. Kişiliğimizi güçlendirir. Peki nasıl kaliteli bir insan oluruz?

1. Nazik ve  Zarif olmak: Nezaket zariflik ve oradaki sadelik o tavırlar karşı tarafa geçer. Zarif olan herkes karşı taraftan zaten bu zarafetin karşılığını alır. Bu sizin enerjinizin dışa vurumu çok net bir şekilde de gösterir.  Bunlara önem vereceğiz bunları nasıl yapacağız O zarafeti o nazikliği nasıl karşı tarafa geçireceğiz derseniz yapmamız gereken en önemli davranışlarımızdan biri şu; konuşurken sakin, tok ve net bir şekilde ve durmadan bir şeye bunları çıkarmadan yani biz bunlara asalak sesler diyoruz "h e ı, emm, hemm" yaptığımızda bu asalak sesleri çıkarmadan akıcı bir şekilde konuşabilmek karşı tarafla göz teması kurabilmek söylediğimiz cümleleri ağzımızla  yuvarlayarak  değil de dolu tok bir şekilde karşı tarafa ifade etmek.  Az önce size taklidini yapmış olduğum sesleri çıkartarak konuşabiliyor ya da söylediğimiz kelimeleri cümleleri ağzında yuvarlayarak konuşanlar olabiliyor bu ne yazık ki zarafeti ortadan kaldıran bir şey ve zarif bir tavırda bulunmamız gereken en önemli ikincil noktamız ise konuşurken göz teması kuruyor olmamız karşı tarafla göz kurmak beden dilimizin ona yönelmiş olması.  "Ben şu anda seninle var olan iletişimdeyim, seni dinliyorum sana açığım senin düşüncelerini ve fikirlerini önemsiyorum" deme biçimidir. Bu hem kendimize hem de karşımızdaki kişiye duyduğumuz saygıyı ve zarafeti gösteren bir tutumdur. 

2. Konuşurken göz teması kurun ve bedeniniz karşı tarafa dönük olsun.

3. İyi bir dinleyici olun. Hızlı, yoğun ve hep ben anlatayım tarzında olmayın. Kaliteli insan karşı tarafı anlayabilen , empati kurabilen , ne hissettiğini onun açısından değerlendiren insan. İyi bir dinleyici olmak Eğer dinlemeyi bilmezsek karşımızdakini anlayamayız. Sıra sıra konuşmak önemlidir. Karşımızdaki kişi konuşurken Ay dur dur sözünü balla kestim Dur bir şey söyleyeceğim şimdi aklıma geldi şimdi unutmadan onu da söyleyeyim bu şekilde hızlı yoğun hep ben anlatacağım hep ben konuşacağım coşkulu bir şekilde bunu karşı tarafa aktarırsak ne yazık ki bu saygısızlığın en büyük göstergesidir.4. Başkasını eleştireceğine ilk kendini eleştirmekle başla. Başkalarının hayatını sürekli çekiştirmek, dedikodu yapmak kalitesizliktir .

5. Kaliteli insanlarla iletişim kurun. 

6. Kişisel temizliğe önem gösterin. Özellikle diş bakımı. Nefes kokusu sizi herkesten uzaklaştırır. 

7. Dengeli bir birey ol. Öfkeni kontrol et. Olaylara karşı tavrın sakin olsun .Karşınızda size karşı öfke ve yüksek sesle yaklaşan kişilere karşı sakin ve net bir şekilde söylemen gereken şeyler bittiyse şimdi asıl konumuza dönelim de . Ego sal cümlelere girme karşındaki kişi bu cümleleri anlayacak kapasitede değil. Önemli olan duruşunu kaliteni bozmamak .Sakin olarak karşıdaki kişiyi kontrol edebilirsin öfkesini dindirir. Sesin titremeye başlarsa kendi içinde normal deyip gücü toplayın. Öncelikle kendinizi kontrol etmeniz lazım.

8. Önce dinle, başın hep dik olsun, omuzlar geride olsun hafif bir tebessüm olsun. 

9. Biriyle iletişim halindeyken gözlerini kaçırıyorsa, göz kontağı kırmıyorsa sen de sessizliğe bürün. Hala gözünün içine bakarsan hakimiyet ona geçer onun enerji alanı büyür ne oldu sessiz oldun derse "ben göz kontağı kurarım, sen kurmadın bu da dikkatimi dağıttı" diyebilirsiniz. 

"Seninle iletişim kurmaya gerek görmüyorum. "

10. Zayıflamak için değil postür düzelten bunu yaşam haline getirmiş kişiler daha çekicidir spor eşittir dopamin ve endorfin o da eşittir mutluluk 

    Neşeli insan hep pozitif olur. 

11. Değişik konularda bilgi sahibi ol. 

12. İnsanlığa yararlı bir kişi ol nokta hayata değer kat. Yokluk bilinci eşittir muhtaçlık duygusu. Ne yaparsan yap en iyisini yap. Kıyasın kendinle olsun. Ne yaparsan yap kendin için yap. 

13. Sakin tane tane ve özenli konuş, gerektiğinde konuş gerektiğinde sus yüzündeki tebessüme eksik etme öz saygılı ol başkalarına da saygılı ol.

DEĞERİNE DEĞER KATACAK DAVRANIŞLAR

  • Sözünde durmayan insanlardan uzaklaş.
  • Sözünden dönen kişilere güvenme.
  • Sözleriyle seni aşağılayan, sana biraz bile olsa soğuk davranan insanlardan uzaklaş. 
  • Şakaları incitiyorsa, sana kendini iyi hissettirmiyorsa uzaklaş.
  • "Senin için yaptım" cümlesini çok sık duyarsan uzaklaş. Bu borçlandırma davranışıdır.
  • Hala eski sevgilileriyle ya da flörtleriyle takipleşiyorsa, foto beğeniyorsa, mesaj atıyorsa uzaklaş.
  • Toksik, samimiyetsiz insanlardan uzaklaş. Neden benden uzaklaştın derlerse: "şu an bana iyi gelmiyorsun, beni beslemiyorsun" de.
  • Kendi gözlerinize bakacak cesaretiniz olması için sana zarar veren, üzen, yıpratan, zihnini meşgul eden kim varsa onlara veda et. Kimsenin hayatı değersiz değil. Bizim enerjimiz, bizim zamanımız, bizim güler yüzümüzü sadece hak edenlere göstermeliyiz.
  • Nazikliğimizi, iyiliğimizi koruyarak ve bunu sadece hak edenlere göstererek ilerlemek.
  • Sakin ve ölçülü tepkiler ver.
  • Daha az konuş daha çok dinle! 
  • Şikayet etme! Basit şeylere sinirlenme örneğin trafik 
  • Hayır demeyi bilmek. 
  • Şükran duy ve hisset karanlıkta gizli hazineler arar gibi minnettar olacak şeyler bul 
  • Öğrenmeye açık ol iyilik ve dürüstlük ile hareket et.
  • Hatalarından ders al ve ilerle bunların sürecin ve ilerlemenin bir başlangıcı olarak gör. Düştüğünde önemli olan kalkmaktır.
  • Gerçek değer içimizden gelir. 
  • Birlikte olduğun kişiler kimliğinin bir yansımasıdır. Muhtaç olarak değil değerli olarak vazgeçilmez ol. 
  • Varlığında nadirlik hissi yarat, her zaman müsait olma ve her çağrıya yanıt verme. Başkalarının kaprislerine hizmet etme. 
  • Her konuşmayı başlatma. 
  • Sessiz anlarda bilgelik en yüksek sesle konuşur. 
  • Gizem duygusunu koru. Ne zaman ışığa çıkacağını kendin seç. Merak uyandıran bir roman gibi ol. Tutkuları, arzuları ve korkuları yöneten kişi bir kraldan daha fazlasıdır. 
  • Başkalarına "bana katkı yapmasına izin veriyorum düşüncesinde ol" bu derin bir bağlantı sağlar. Saygıyı teşvik eder. Mıknatıs gibi çeker. Örn; Bir meslektaşının yardımını kabul etmek, arkadaşının tavsiyesine kulak vermek, farklı bakış açılarını açık olmak gibi. 
  • İhtiyaçlarına öncelik ver nokta kişisel güç ve istikrar için bu kaynaktır. Önce kendi bahçeni sula. Başkalarını hayatının merkezi yapma. Her zaman ulaşılabilir olmaktan kaçının. 

ps: İyi insan demek kötülükleri bilip bunu yapmayan insandır. 
  • Dünyada olmanın bir anlamı var. Kendi başında ayakları üstünde duran muazzam bir kadınsın. 
  • 1. Sana uygun şekilde değerli hisseden birisi nasıl davranır? 
  • 2. Kendini seven bir insan nasıl davranır? Bu iki soru prensiptir.
  • Benliğini Koru. Sınırlarını koy. Sana uygun gelmeyen davranış gördüğünde hemen uzaklaş ya da ona göre davran.  
  • Gerçekten seni mutlu edecek şeyler nelerdir? Sorusuna cevap ver ve bol bol bunları yap.
  • Sen ne istiyorsun? Önemli nokta bu. Diğer insanları umursama! 
  • Duygularının ve dürtülerinin seni davranışa itmesine izin verme! Tepki vermeden önce bir düşün sonra konuş.
  • Başarılarına odaklan.
    • Cevap 1: Bence kompleks, ego, kibir yapmaz. Başkaları ne der diye düşünmez. Davranışlarını tabii saygı çerçevesinde ancak kendi isteğiyle yapar. Kısıtlama yapmaz. Olduğum gibi beni kabul eder. Bilinmezlikleri hoş karşılar. Sözünde durur. Spontane hareket edebilir, cesurdur, dürüsttür. Sorumluluklarını bilir.

      Cevap 2: Samimi, neşeli, pozitif, bakımlı, temiz, sportif, hobisi olan, nezaketli, kibirsiz, alçakgönüllü, mütevazı, merhametli, iyi niyetli davranır.

      İç Sesini Dinlemeyi Ve Kendine Güvenmeyi Bilir.

      Kıskanılan ve arkasından iş çevrilen insan olmak iyi mi yoksa kötü müdür? 
      Bir de desteğin olduğunu düşündüğün kişinin, seni gerçekten sevdiğini söyleyen kişinin de bunlara inanması nasıldır? Senin yüzüne bakıp, seni sevdiğini söyleyip diğerlerine de aynı şekilde davranması....
      Bunları daha yeni görüyorum... ne zaman biliyor musunuz? Yalancıların mumu söndüğünde ve her şey ortaya çıktığında... yalancılar hayatta hep vardır ve olmalıdır da, kişi kendisinin ve hayata bakışının değerini ve anlamını o zaman görebiliyor .Kalbinin derinliklerinde bir sızı yapan şey ise yanındakinin bunlarda parmağının olduğunu görmektir.
      İnsanın kendisinden başka dostu yoktur bunu hayatımda bir kez daha anladım. İçinden gelen ve gibi hissettiğin doğrudur, başkaları ne derse desin. Anlamsız da olsa o doğrudur. Anlamlı olacağı zaman gelecektir. Anlamsız olduğunu söyleyenler sadece yalanlarının ortaya çıkmaması için seni kandırıyorlardır.
      İçindeki sesi dinler ve ona güvenirsen her şeyi başarabilirsin. Çevrendeki yalanları daha net görürsün... Bu acı verse de inanmak istemesen de bunları görmek senin daha da başarılı olmanı sağlar. Eğer iç sesini dinleyip ona göre yaşarsan hayatını, ne kadar üzülsen de iç huzurun hep olur. Acıları film izler gibi izlersin ve biter. Sızı hissedersin, geçer. İçindeki enerjini kullanmaktır bu. İçindeki başarabilme, mutlu olabilme, huzuru bulabilme, zorlara dayanabilme, çözüm bulabilme gücünü kullanabilirsin.
      Başkalarının desteğine değil sadece ve sadece kendine güvenerek... Ben bunu öğrendim, yanımdakilerin destek olduklarını düşündüklerimin aslında gerçek olmadıklarını gördüm.
      İçindeki ses tek dostundur. Öyle ki, gerçeklerin farkına vardığım zaman adalet yerini bulmuştu, beni korumuş zor dönemlerde bir de gerçekleri görüp daha da zorlanmamı engellemiş, dayanabileceğim ve mücadele edebileceğim zaman görmeme yardım etmiş.
      Kendinize güvenin ve içinizden geldiği gibi davranın her şeyin dengesi vardır ve yolunu bulacaktır. 
      İç huzuru ve güveni hiç kaybetmeden sadece bekleyebilmektir zorlukları yenmek. beklemek. farkındalığını koruyarak beklemek. hazırlığını yaparak beklemek, sabretmek. Zamanı geldiğinde taşlar öyle güzel yerine oturuyor ki.. Gücünü öyle güzel gösteriyorsun ki çevrene.. Başarının resmidir bu.. Yaşamla barışık olmanın ödülüdür bu..
      Kendinize saygınızı kaybetmeden, zor dönemlerde iç huzurla bekleyerek her şeyin üstesinden gelebilir, başarılarınızın resmini görebilirsiniz.
      • Felaket içsesi (sonuç ) “Eğer yaparsan / yapmazsan ………. olur.”
      • Güvensizlik iç sesi (hareket) “Ama….”
      • Aşırı motivasyon içsesi (hareket) “İstemem yeter”
      SOKRATİK SORGULAMA
      • Düşüncemin doğru olduğuna / olmadığına dair kanıtlarım neler?
      • Bu düşüncenin doğru olmadığını düşündüğüm anlar var mı?
      • Başkası böyle düşünse ona ne söylerdim?
      • Bunun olma ihtimali ne?
      • En kötü ihtimalle ne olabilir? Olursa ne olur?
      • Resmin tümünü görüyor muyum? Nasıl görebilirim? Kim yardım eder?

    Yorumlar

    Bu blogdaki popüler yayınlar

    TARLA BİTKİLERİ

    Tabağından Ruhuna: Bütünsel Bir Arınma Ritüeli