Antik FELSEFE ve BİLİM: Mistisizm, Varoluşumuzu Anlamak

1. Merakınızın peşinden gidin.
‘Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.’
Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olmadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.
2. Azim paha biçilmezdir.
‘Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum.'
Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.
3. Bugüne odaklanın.
‘Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir.’
İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.
4. Hayal gücü güç verir.
‘Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin ön izlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.’
Hayal gücünüz geleceğinizi belirler. Einstein şöyle der: ‘Zekanın gerçek göstergesi hayal gücüdür, bilgi değil’. Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin.’
5. Hata yapın.
‘Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.’
Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl yapacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.
6. Anı yaşayın.
‘Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir.’
Geleceği ayarlamanın tek yolu olabildiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.
7. Değer yaratın.
‘Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.’
Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.
8. Farklı sonuçlar beklemeyin.
‘Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.’
Her Gün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.
9. Bilgi deneyimden gelir.
‘Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir.’
Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.
10. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın.
‘Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz.’
Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!
"Şefkatli insanlar yaşama sanatında dâhidirler ve insanlığın onuru, güvenliği ve neşesi için bilgiyi keşfedenlerden daha gereklidirler." - Albert Einstein
Nietzsche - Aforizmalarından Seçmeler
İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir. Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır.
Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh...
Tüm idealistler, hizmet ettikleri davaların her şeyden önce dünyanın tüm öteki davalarından üstün olduğunu düşünürler. Kendi davalarının biraz olsun başarılı olması için, bu davanın tüm öteki insan girişimlerine gerekli olan aynı pis kokulu gübreye açıkça ihtiyacı olduğuna inanmak da istemezler.
Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az ..
Küçücük bağışlarla büyük mutluluklar kazanmak büyüklüğün bir ayrıcalığıdır.
İnsan, diğer insanlardan hiçbir şey istememeye, onlara hep vermeye alıştığı zaman, elinde olmadan soylu davranır.
Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan...
Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır.
Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.
Hakikatin temsilcisinin en az olduğu zaman, onu dile getirmenin tehlikeli olduğu zaman değil, can sıkıcı olduğu zamandır.
Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki ...
Uygarlaşmış dünya ilişkilerinde herkes, hiç değilse bir konuda kendini başkalarından üstün hisseder. Genel iyi yüreklilik buna dayanır. Çünkü, durum elverirse herkes yardım edebilir, o halde bir utanç duymaksızın bir yardımı da kabul edebilir.
Yapacak çok şeyi olan insan inançlarını ve genel düşüncelerini hemen hemen hiç değiştirmeksizin korur. Aynı şekilde, bir ülkünün hizmetinde olan her insan ülkünün kendisine artık hiç kulak asmaz; onun buna zamanı yoktur. Demem şu ki, ülküsünün hala tartışılabilir olmasından yana olmak çıkarına aykırıdır.
İnsan dilediği kadar bilgisiyle şişinip dursun, dilediği kadar nesnel görünsün, boşuna ! Sonunda her zaman ancak kendi yaşam öyküsünü elde edecektir.
İnsanların tarih boyunca farkına vardıkları aşılmaz zorunluluk, bu zorunluluğun ne aşılmaz ne de zorunlu olduğudur.
Bugün artık kimse ölümcül hakikatlerden ölmüyor; çok fazla panzehir var.
Uygarlık tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.
Sevilmiş olma isteği kendini beğenmişliklerin en büyüğüdür.
İnsanları şiddetle kendi üzerine çeken, bir oyunu her zaman kendi lehine çevirmiştir.
Çok düşünen ve uygulamalı düşünen, kendi maceralarını kolayca unutur, ama başından geçenlerin çağrıştırdığı düşünceleri hiç unutmaz.
Biri kendi düşüncesine bağlı kalır; çünkü ona kendi kendine ulaşmış olduğunu sanır. Öteki ise, onu zahmetle öğrendiği ve onu anlamış olmakla övündüğü için bağlıdır düşüncesine. Sonuç olarak, her ikisi de kendini beğenmişlik ...
İçine doldurulacak çok şey olduğu zaman, günün yüzlerce cebi vardır.
Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmakta yararı vardır.
Açıklanmamış karanlık bir konu apaçık bir konudan daha önemli sanılır.
Sadece karşıtları can sıkıcı olmayı sürdürdükleri için, arada bir, bir davaya bağlı kalırız.
Bir insan kendini hep çok büyük işlere adadığında, onun başka bir yeteneğinin olmadığı pek görülmez.
Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz olduğunu gizlice kavramı veren kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü de değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.
Gür ırmaklar kendileriyle birlikte bir çok çakıl ve çalı çırpıyı da sürükler; güçlü ruhlar da bir çok aptal ve mankafayı.
Bir insanın gerçekten ele almış olduğu düşünce özgürlüğü ile, onun tutkuları ve hatta arzuları da gizli gizli kendi üstünlüklerini göstereceklerini sanırlar.
Bir insan yoğun ve kılı kırk yararak düşündüğü zaman, sadece yüzü değil gövdesi de çekinceli bir havaya bürünür.
Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.
İnsan yığınlarının davranış biçimlerini önceden kestirmek için, onların güç bir durumdan kendilerini kurtarmak için hiçbir zaman çok önemli bir çaba göstermediklerini kabul etmek gerekir.
İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır.
Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.
Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır.
İnsan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz.
Alev, başka şeyleri aydınlattığı kadar aydınlatmaz kendini. Bilge de böyledir.
Bir konu hakkında hazırlıksız sorguya çekildiğimizde, aklımıza gelen ilk düşünce çoğu zaman bizim kendi düşüncemiz değildir; ama bizim sınıfımıza, konumumuza ve soyumuza ait olan sıradan bir düşüncedir sadece. Öz düşünceler pek ender olarak su yüzüne çıkarlar.
Bizzat kendimizde olan bir değeri övdüğü, okşadığı zaman mucizeyi de, usdışını da kabul ederiz.
Yarı-bilim tam bilimden daha üstündür. O, sorunları olduklarından daha kolay görür ve bununla görüşünü daha anlaşılır, daha inandırıcı kılar.
Çok düşünen partici olmaya uygun değildir; o, parti arasında düşüncesini çok çabuk sızdırır.
Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır.
Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.
ARİSTOTALES'E AİT ÖZLÜ SÖZLER
Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.
Arzu öyle bir şeydir ki, hiç doymak bilmez; bir çok insanların hayatı, arzuları doyurma yollarını aramakla geçer.
Adalet ilkin devletten gelmelidir. Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.
Alçak olan kimse düşmekten korkmaz.
Kimi ister kimi verir doğa ile insan bir bütündür.
Arzu bir şeyi istemek veya söylemektir.
Bilim, iyi zamanlarda servet, kötü zamanlarda bir sığınak ve iyi bir yol göstericidir.
Bütün; başı, ortası ve bir sonu olandır.
*Bir 'dost' kimdir? İki vücutta bulunan tek bir ruhtur.
Bir çok kişinin yaşamı, isteklerini doyurma yollarını aramakla geçer.
Bilge kişi zevk aramaz, kaygı ve acılardan uzak durur.
Bilgi doğuştan akılda yoktur, ama akıl bilgiyi üretecek kapasitededir.
Bütün insanlar doğaları gereği bilmek isterler.
Cesaret kuvvetle birleşince birazcık artar.
Çünkü doğaya güvenilir, paraya değil.
Dünya bir hücredir yalnızlığa seni iten fakat seni düşündürüp olgunlaştıran ortamda olabilir.
Demokrasi despotizmin en ileri şeklidir.
Dost kişinin ikinci benliğidir.
Erdem ve kabiliyet yönünden üstün olan kimselerin arkasından gitmek ve onlara uymak doğrudur.
Erdem bilincine sahip olmak yeterli değildir. Erdeme erişmek için ya da iyi insan olmak için çaba göstermeliyiz.
En büyük suçlar, gerekli olanı değil de, fazla olanı elde etmek için işlenir.
Eğitimin kökleri acı, meyveleri tatlıdır.
Fazileti olmayan insan, hayvanların en kirlisi, en vahşisi, en muhteris ve en doymak bilmez olanıdır.
Felsefe kişilerin yaşamı merak etmesinden doğar. Yaşamı en çok merak eden çocuklardır.
Gerçek mutluluk mal ve mülke sahip olmak ile değil, akıl ve erdeme sahip olmak ile mümkündür.
Gerçek bir arkadaş, iki gövdede yaşayan bir ruhtur. Herkes en fazla kendi çıkarını, en az başkalarının çıkarını düşünür.
Hukuk her şeyin üzerinde olmalıdır.
Her devinim, ne denli hızlıysa o denli devinimdir.
Hiç kimse rastlantıyla ya da onun aracılığıyla doğru ve akıllı olmaz.
Hiçbir dahi, biraz çılgınlık karışımından yoksun olamaz.
Hayatı bir şölen sofrası gibi bırakmalı, ne susuz ne de sarhoş olarak.
Her kişi öfkelenir, bu çok kolaydır; ancak tam istenilen kişiye, tam ölçüsünde, tam zamanında, tam yerinde, tam yöntemince öfkelenmek, ne herkesin yetkinliğindedir, ne de kolaydır.
Hükümetlerin alınyazılarını belirleyenler, her zaman silah taşıyanlardır.
İnsanlar arzularına son olmadığı için, bu arzuları tatmin edecek vasıtalara da son olmamasını isterler.
*İyi, basit; kötü ise çok yönlüdür.
İnsanları iyi yapan yasalardır.
İyi iki anlama gelir: Birisi mutlak iyidir. Diğeri ise birisi için iyi olandır.
İnsanoğullarının yönetimi sanatı üzerinde düşünen herkes, devletlerin geleceğinin gençlerinin eğitimine bağlı olduğu konusunda ikna olmuşlardır.
İlkeler ya da ilk nedenler bilimidir felsefe.
İyiliğe gücün yetmezse, kötülük etme.
İnsan düşünen bir hayvandır, insanları tanıdıkça hayvanlara saygı duyuyorum.
İradene hakim fakat vicdanına esir ol
İşler, iş olarak şerefli veya şerefsiz diye ayrılmazlar. Yapılışlarındaki maksada göre şerefli veya şerefsiz olurlar.
İyi rejimler arasında demokrasi en kötüsüdür, ancak kötülerin en iyisidir.
İnsan politik bir hayvandır.
İsteklerini tutsak al, vicdanına tutsak ol.
İnsan, doğası gereği siyasi hayvandır.
İnsanlar bir açıdan iyi pek çok açıdan kötüdür.
Kanun düzendir, iyi kanun iyi düzendir
Kimilerinin gerçekten özgür olabilmesi için ötekilerin köle olması gerekir.
Kimse tesadüfle veya onun vasıtasıyla doğru ve akıllı olmaz.
Kişiler başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.
Mevkilerini para ile satan kimseler, masraflarını geri almak yoluna düşerler.
Mutluluğun özü, bizdeki tam bilgi ve ruh doğruluğudur.
Okuyup yazanla okumayıp yazmayan arasındaki ayrılık, ölülerle diriler arasındaki ayrılık kadardır.
Ortak tehlikeler, birbirlerinin can düşmanı olanları bile birleştirir.
Eflatun'u severim ama gerçeği daha çok severim.
Ruhun güzelliği bedenin güzelliği kadar çabuk görünmez.
Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.
Zayıf, daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir.
Sabır acıdır, fakat meyvesi tatlıdır.
Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek
Sözün en güzeli söyleyenin doğru olarak söylediği, işitenin yararlandığı sözdür.
Sıradan insanlar gibi konuş, bilge adamlar gibi düşün; böylelikle herkes seni anlasın.
*Şiir, daha felsefidir ve ciddiye alınmayı tarihten daha çok hak eder.
Tek istikrarlı devlet, tüm insanların yasa önünde eşit olduğu devlettir.
Umut, uyanık adamın rüyasıdır.
Umut insanı uyandıran bir rüyadır.
Utanç gençlerin süsü, yaşlıların yüz karasıdır.
Yalnız erdemi bilmek yetmez, ona sahip olmak, onu yapmak da gerekir.
Yaratılış bakımından bütün kişiler öğrenmek isteği içindedirler.
Yetinmesini bilenler mutludur.
Yüreklilik güçle birleşince büsbütün artar.
Zayıflar her zaman adalet ve eşitlik isterler. Güçlülerse bunların hiçbirini takmaz.
Aristoteles:
"Kapital iktidarda kaldıkça, değil yalnız toprak, değil yalnız insan emeği, değil yalnız insan kişiliği, değil yalnız vicdan, değil yalnız aşk, değil yalnız bilim, her şey, her şey kaçınılmaz olarak alınıp satılacaktır."
“Güçsüzle güçlü arasındaki çelişkiye kayıtsız kalmak tarafsızlık değil, güçlünün yanında olmaktır.”
"Elinde mitolojinin anahtarı var. Ruhun tüm kapılarını açmakta özgürsün. "
“Kendi içine çekildiğin zaman bundan aklının mutluluk duyacağını, akla uygun olmayan bir şey yapmadığın zaman yenilmez olacağını aklından çıkartma. Dikkatlice düşünürsen, daha da yenilmez olursun. Tutkularından sıyrılmış bir insan, güçü bir kalede gibidir. Saldırıya uğramayacağın ve sığınabileceğin daha güçlü bir kale yoktur. Bunu anlamayanlar cahil, anlayıp da yapmayanlar ise mutsuzdur.”
“Asıl mutluluk, her zaman dışsal koşullardan bağımsızdır. Uyanık bir bilinçle, dışsal koşullara kayıtsız, ilgisiz kalın. Sizin mutluluğunuz, yalnızca içinizde bulunabilir."
“Bir insanın kutluluğu, dıştan gelen kutluluklara bağlıdır diye düşünme sakın ! Dıştan gelenden memnun olan insan, dayanıksız nedenlere sığınıyor demektir. İnsanın içine dışardan giren her sevinç, çıkar gider de. Ama kendi içinden doğup gelen sevinç, güvenli, kesin ve sağlamdır, gelişir, sürer gider...”
“Mutluluğun ne olduğu tartışma konusudur, çoğunluğun ondan anladığı da bilge kişilerinkiyle aynı değil.”
“Erdemi sevenlerin yaşamı, bir takı gibi, hazza ayrıca gereksinim duymaz, hazzı kendi içinde taşır”
“...Kişisel erdeminizi yaratmak için kendi emeğinizi harcamalısınız. Bunu şimdi yapın, elinizden gelenin en iyisini yapın ve kimin sizi gözlediğiyle ilgilenmeyin.”
“Erdem, sahip olduğumuz, bizim olan bir şeydir, bir zenginliktir çünkü sürekli bizimdir ve bu zenginliğin sürekli olması, bizim geleneklerimiz içinde yer almasını ve alışkanlık haline gelmiş olmasını gerektirir. Kullanılmadığı zaman bile sürekli bir güçtür. Kimsenin bizden alıp götüremeyeceği bir zenginliktir.” “...Erdeme, erdem vasıtasıyla gidilir, felsefeyle erdem iç içe geçmiştir, bağlıdır birbirine.”
Çok yemek, çok içki içmek nasıl sağlığı bozarsa, dengeli olduğunda sağlığı meydana getirir, korur. “Ölçülülük de yiğitlik de aşırılık, ya da eksiklik yüzünden bozulur, orta olma ile korunur.”
“Eğer sakin bir şekilde düşünürseniz, hazza daldığınızda, sonradan yanlış bir şey yaptığınızı düşünerek üzüntü, mutsuzluk, pişmanlık duyacağınızı anlarsınız. Öyleyse, hazza kapılmaktan kaçının... Bu, sizin karakterinizi güçlendirecek ve size zafer duygusu yaşatacaktır.”
Erdemli olmak, irade gerektirdiğinden, güçtür. “İrade, bir eylemi gerçekleştirmeyi amaçlayan bir tür iç arzudur.”
İsteyerek eylemde bulunma, çocuklar ve hayvanlarda görülür ama tercih etme görülmez. Ve kendine egemen olan kişi tercihleri ile davranır. Değişim de tercihlerle birlikte geleceğinden, kişi, ancak bilinçli ve doğru eylemleri ile kendini inşa edebilecek olan iradeyi gösterecek ve erdemlerini geliştirebilecektir.
BÖLÜM 2: ÇOK BİLİNMEYEN KARAKTER ERDEMLERİ
Cömertlik, mal konusunda erdeme sahip olmaktır. Savurganlık veya cimrilik ile mal konusunda aşırılık ve eksikliğe giden kişiler bu konuda erdeme sahip değillerdir. Cömert kişinin özelliği gereken yere vermektir. Cömert kişi, gereken kişiye, gerektiği kadar, gerektiği zaman verecektir bunu da hoşlanarak ya da üzülmeden yapacaktır.
Cömertliğin karşıtı cimriliktir. Cömertliği aşan ise “ihtişam”dır.
Küçük şeylerde değere uygun olarak harcayana değil, büyük işlerde harcayana, örneğin bir savaş gemi finanse eden kişiye “muhteşem” denir. Muhteşem insan cömerttir ama cömert, mutlaka muhteşem değildir.
Bu huyun eksikliğine eli sıkılık, fazlalığına gösteriş budalalığı adları verilir.
Muhteşem insan, yakışanı görür ve güzel bir şey için, zevkle büyük harcamalar yapabilir.
Bu durumda, yoksul biri muhteşem olamaz ve bunu denemek aptallıktır, çünkü kişinin harcayacak fazla şeyi yoktur.
Muhteşem kişi, kendisine değil, kamu yararına çok harcayandır.
Günlük hayatta rastlamadığımız veya farkına varmadığımız diğer bir kavramsa, “Yüce Gönüllülük” tür. Güzel ve iyi olmadan yüce gönüllü olunmaz. Onurla ilişkilidir. Durum ne olursa olsun, ne talih gülünce çok sevinen, ne de talihsizlik başa gelince çok üzülen bir kişi olup, erdemlerin bir süsüne benzer. İnsanların yardımına seve seve koşar, sakindir. İnsanların kendisine hayranlık duyulmasına kendini kaptırmaz ve dostundan başkasına muhtaç yaşamaz. Bağışlayıcıdır, kin gütmez. Tıpkı cömertlik ve muhteşem arasındaki bağ gibi, yüce gönüllülük de onurun büyüğü ile ilgilidir.
BÖLÜM 3: ÖLÜMSÜZ VE ZAMANSIZ MUTLULUK
Erdemler, hayat içerisinde aktif ve bilinçli sergilendikçe, ölümsüz olan yanımıza ait kalıcı ve onurlu izler bırakabiliriz; böylece doğamıza uygun, yani mutlu yaşamış oluruz. Elle tutup gözle görmediğimiz, ama tinselliğimize ait olan değerleri, görünür kılmak, ancak değişmeyi istemekle mümkün olabilecektir.
“İnsanın hedefi, insan olarak en mükemmele ulaşmaktır.”
Gürültü patırtının ortasında sessizce, sükûnetle dolaş; sessizliğin içinde huzur var.Sakın bunu unutma!!!
Sana kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık
Unutmak olsun
Bağışla ve unut.
Ama kimseye teslim olma
Kısa, açık ve net konuş
Başkalarına da kulak ver
Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları
Çünkü dünyada herkesin bir Öyküsü vardır
Aşka sakın burun kıvırma
Aşk nedir?
Çöl ortasındaki yemyeşil bahçedir
O bahçeye bakmayı hak etmiş bir bahçıvan olmak için
Her bitkinin sürekli ilgiye, yardıma, bakıma
Ve sevgiye ihtiyacı olduğunu da
unutma
Olduğun gibi görün. Ve göründüğün gibi ol
Sevmiyorsan eğer... Sever gibi yapma
Çevrene önerilerde bulun
Asla hükmetmeye kalkma
İnsanları yargılarsan
Onları sevmeye zamanın kalmaz
Ve unutma ki
İnsanlığın sevgi konusunda yüzyıllardan öğrenebildiği
Kumsaldaki bir kum
Taneciği bile değildir.
Plân yap
Başarılarının tadını çıkar
Ne kadar küçük olursa olsun işinle ilgilen
Hayattaki dayanağın işindir unutma
Sevebileceğin bir iş seçersen
Yaşamında bir an bile yorulmuş olmazsın
İşini öyle seveceksin ki
Başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken
Üretiminle de yepyeni hayatlar başlatmış
Olacaksın
Yıllar geçiyor... Geçecek...
Yılların geçmesine öfkelenme
Gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe
Yapamayacağın şeylerin,
Yapabileceklerini engellemesine izin verme
Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsan
Yelkenlerini rüzgâra göre ayarla
Çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil
Gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir
Ara sıra...Kendini tutamayabilirsin
Yüreğini isyana kaptırabilirsin
Fakat unutma; evreni yargılamak olanaksızdır
Kavgalarını sürdürürken bile barış içinde ol
Sabırlı ve sevecen ol
Erdemini yitirme
Önünde sonunda sahip olduğun tek servet,
Yine kendinsin
Görmeye çalış ki; bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen
Dünya insanoğlunun
Kaybedebilirsin
Kaybetmeyi, ahlaksızca kazanmaya tercih et
Birincisinin acısı bir an,
Ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer
Bazı idealler o kadar değerlidir ki
O yolda yenilmen bile zafer sayılır
Bu dünyada bırakacağın en büyük miras
dürüstlüktür.
Annenin seni doğurduğu saatleri hatırlıyor musun?
Sen ağlarken, herkes sevinçle gülüyordu
Öyle bir ömür geçir ki
Öldüğünde sen gülerken, herkes ağlasın.
M.Ö. ~300
eski yazıtlardan alıntılar
Yorumlar
Yorum Gönder