Yoga ve Meditasyonun Varoluşsal Pusulası

.jpeg)
Bunlar, evrenin o devasa sessizliğine karşı verdiğimiz cevaplardır.
Varoluş sancısı çekmek, aslında hayatta olduğunuzun ve zihninizin sınırlarını zorladığınızın bir kanıtıdır. Belki de evrenin neden var olduğunu asla tam olarak anlayamayacağız. Ama bugün, şu an, nasıl bir insan olmak istediğinize karar verebilirsiniz. Kendini geçekleştirme bir sanattır. Belki de anlam bunda gizlidir.
"Kendi kendinin ışığı ol. Yoga, bilgeliği doğurur; yoga eksikliği ise cehaleti. Neyin seni ileriye götürdüğünü, neyin seni geride tuttuğunu iyi bil ve seni bilgeliğe götüren yolu seç." – Gautama Buddha
Farklı bakış açılarına göre din veya felsefe olarak tanımlanan Budizm'in hedefi; hayattaki acı, ıstırap ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklamak ve bunları gidermenin yollarını göstermektir. Budizm'de öğretilerin ana çatısını meditasyon gibi içe bakış yöntemleri, reenkarnasyon denilen doğum-ölüm döngüsünün tekrarı ve karma denilen neden-sonuç zinciri gibi kavramlar oluşturmaktadır. Budizm, Sanskritçe ve Pali dillerindeki eski Budist metinlerinde 'uyanmış kişi - farkında olan' anlamına gelen Buddha kelimesinden türetilmiştir.
Bu kadim prensipler, insan varoluşuna derin bir iç görü sunarak farkındalıklı, dengeli ve huzur dolu bir hayat yaşamayı teşvik eder.
Yoga ve Meditasyon
Yoga ve meditasyon üzerine en çok merak edilen soruları yanıtlayacağım.
Meditasyon nedir? Aslında meditasyon nedir ile başlamadan önce meditasyonun ne olmadığı hakkında konuşmak istiyorum. Çünkü meditasyon gözlerimizi kapatıp çiçekler, böcekler, kuşları hayal etmek değildir. Gerçeklikten kaçmak için değil de gerçeklikte buluşmak için meditasyon yaparız. Aslında meditasyon tam olarak her ne oluyorsa ona teslim olma halidir. Meditasyona oturduğumuz zaman aklımıza bir sürü düşünce gelebilir. Bir sürü duygu gelebilir ama önemli olan sadece bütün bunların hepsini görüp ve yine nefese odaklanabilmektir. Çünkü ne geçmişi ne geleceği değiştirebişiriz. Sadece tamamen o an, meditasyona oturduğun zaman ne oraya geldiğin hayatı ne de meditasyonun bittikten sonra gideceğini hayatı düşünmelisin. Onlar geçmişle veya gelecekle ilgili. Sen şu an buradasın ve önemli olan tek an bu an. O an bedeninde ruhunda neler var, neler oluyor onu fark etmen için gün içinde bir an durup fark edemediğin nefesinin sesini fark edebilmendir. Yani gerçeklerden ve zihnimizdeki düşüncelerden kaçmak değil, tamamen bütün bunları fark edip bunlarla yüzleşmek için meditasyon yapıyoruz. Örneğin; balkonunda oturmuş kitap okuyorsun ve dışarıdan komşunun sesi geliyor. Sen, o an kitabını bırakıp tamamen komşunuzu dinlemiyorsun. Kitabını okumaya devam ediyorsun ama aynı zamanda komşundan gelen sesleri de duyuyorsun. Dikkatin kitapta. Aynı meditasyonda olduğu şekilde dikkati nefesinde olacak. O sırada zihninden düşünceler gelip geçecek ama önemli olan her seferinde dikkatini tekrar nefesine doğru getirebilmektir.
Düzenli meditasyonun faydaları nelerdir? Meditasyon zihni eğitmenin bir yoludur ve düzenli meditasyonun araştırılıp, kanıtlanmış en büyük faydalarından biri bedendeki stres seviyesini azaltmasıdır. Kaliteli bütüüğü destekler, ağrıların kontrolüne yardımcı olur ve daha rahat odaklanmayı sağlar. Meditasyona nasıl başlamalı? Yeni başlayanlara önerilerin nelerdir? Kısa sürelerde sık sık meditasyona oturmak ve ilk zamanlarda yönlendirmeli meditasyonlarla başlamayı öneririm. Bunun için ne sıklıkla ne zaman meditasyon yapmalıyız? Her gün. Her gün biraz biraz da olsa meditasyon yapmalıyız. Çünkü yoga ve meditasyon sadece o an olan bir şey değil tam oturduduz meditasyona. Sakinleşmiş hissediyorsunuz. Meditasyonun sonunda şu duygumu çözdüm, bu duygumu kafamda berraklaştırdım demek değil sadece esas yoga ve meditasyon. Maalesef ki her şey matından kalktıktan sonra başlıyor. Çünkü matanın üzerinde her şey daha çözülebilir, daha anlaşılabilir gibi görünse de esas meditasyon dışarıdaki hayata karıştıktan sonra başlıyor. Meditasyon yapmak demek o esnada çok sakinim - meditasyon bittikten sonra sürekli çevremdekilerle kavga ediyorum, problem yaşıyorum, öfke nöbetleri geçiriyorum demek değildir. Bu zamanla oturabilecek bir şey. Bazen yeri geldiğinde olmayacak bir şey belki ama niyetiniz her zaman, her gün biraz da olsa pratik yaparak, meditasyonu bedenimize ve zihnimize alıştırmaya çalışmaktıe. Yine çok sevdiğim bir öğretmenim şunu söylemişti bir eğitimde: Kendine bir meditasyon alanı yarat ve o alanda her gün aynı saatte, aynı yerde meditasyona otur. Belli bir süre sonra o alan seni kendine çekmeye başlayacak. O saatte bedenin meditasyon yapmak isteyecek. Belki sen de bunu deneyimlemek isteyebilirsin. Kendine bir meditasyon alanı yaratarak, her gün, aynı saatte o alanda meditasyona oturulur. Ben sabahları kalktığımda meditasyona daha çok tercih ediyorum çünkü gün içinde başlayacak olan bütün koşturmalardan önce çabasız, hiçbir şeye gerek duymadan sadece yatağa oturup, gözlerimi kapatarak kısa bir meditasyon yapıyorum. Gün içinde de yoğun geçen bir iş, okul gününde kendime yalnız kalabileceğim kısa anlar yaratarak meditasyon yapıyorum. Herkesin zamanını kendine özeldir. Kendine hastır. O yüzden deneyimleyerek kendinin özel zamanını bulabilirsin.
Her meditasyonda uykunum gelmesi, esnemek normal mi? Meditasyonda esnemek çok doğal. Hele bir de yeni başlıyorsanız, esnemek aslında enerjinin değişmesi anlamına geliyor. Demek ki bedeniniz ve zihniniz yavaş yavaş kendini bırakmaya, rahatlamaya başlamıştır. Bunun tadını çıkarın.
Yoga ve meditasyon, genellikle bir elmanın iki yarısı gibi görülür; birbirlerinden farklı olsalar da aynı amaca, yani zihin ve beden bütünlüğüne hizmet ederler. Aralarındaki ilişkiyi anlamak için yogayı bir yol, meditasyonu ise bu yolun en önemli duraklarından biri olarak düşünebilirsin.
İşte bu derin bağın temel unsurları:
1. Hazırlık ve Uygulama İlişkisi
Geleneksel Yoga felsefesinde (Patanjali'nin Yoga Sutraları), yoga sadece fiziksel hareketlerden (asana) ibaret değildir. Fiziksel yoga duruşlarının asıl amacı, bedeni meditasyon sırasında uzun süre hareketsiz ve rahat oturabilecek kadar güçlendirmek ve esnetmektir.
* Yoga: Bedeni sakinleştirir ve enerjiyi dengeler.
* Meditasyon: Zihni sakinleştirir ve farkındalığı derinleştirir.
2. Hareketli Meditasyon Olarak Yoga
Pek çok modern uygulamada yoga, "hareketli meditasyon" olarak tanımlanır. Matın üzerindeyken nefesine ve hareketlerine odaklandığında, aslında aktif bir meditasyon hali içindesindir. Bu süreç, zihni dış dünyadan çekip içeriye odaklamayı öğretir.
Temel Farklar ve Ortak Noktalar
| Özellik | Yoga (Asana/Fiziksel) | Meditasyon |
| Odak Noktası | Beden, nefes ve hizalanma. | Zihin, farkındalık ve dinginlik. |
| Yöntem | Fiziksel pozlar ve akışlar. | Oturarak veya uzanarak yapılan zihinsel egzersizler. |
| Ortak Amaç | Stresi azaltmak ve iç huzuru bulmak. | Stresi azaltmak ve iç huzuru bulmak. |
3. "Dharana" ve "Dhyana" Bağlantısı
Yoga felsefesinde meditasyona giden yol sekiz basamaktan oluşur. Fiziksel pozlar ve nefes çalışmalarından sonra şunlar gelir:
* Dharana (Konsantrasyon): Zihni tek bir noktaya odaklama çabası.
* Dhyana (Meditasyon): Odaklanmanın kesintisiz bir akış haline gelmesi.
Özetle; yoga bedeni meditasyona hazırlar, meditasyon ise yoganın sunduğu bedensel rahatlığı zihinsel bir özgürlüğe dönüştürür. Biri olmadan diğeri genellikle eksik hissettirir.
Bölüm 1: Hazırlık ve Isınma (3 Dakika)
* Çocuk Pozu (Child's Pose): Dizlerinin üzerine çök, topuklarına otur ve alnını yere koy. Kollarını ileriye uzat. 1 dakika boyunca sadece nefesinin sırtında yarattığı genişlemeyi hisset.
* Kedi-İnek (Cat-Cow): Ellerinin ve dizlerinin üzerine gel. Nefes alırken belini çukurlaştırıp karşıya bak (İnek), nefes verirken sırtını kamburlaştırıp göbeğine bak (Kedi). Bunu 5-6 kez tekrarla.
Bölüm 2: Enerji ve Esneme (4 Dakika)
* Aşağı Bakan Köpek (Downward Dog): Ellerini yere bastır ve kalçanı yukarı gönder. Vücudun ters bir "V" şekli alsın. Dizlerini hafif bükülü tutabilirsin. Burada 5 derin nefes kal.
* Alçak Hamle (Low Lunge): Bir ayağını ellerinin arasına getir, arka dizini yere koy. Göğsünü dik tut ve kollarını yukarı kaldır. Kalçandaki açılmayı hisset. (Her iki bacak için 1'er dakika).
Bölüm 3: Meditasyon ve Kapanış (5 Dakika)
Şimdi yavaşça rahat bir bağdaş kur (veya bir sandalyeye dik otur). Ellerini dizlerinin üzerine koy, avuç içlerin yukarı bakabilir.
* Nefes Farkındalığı: Gözlerini kapat. Nefesini değiştirmeye çalışma, sadece burnundan girip çıkan havayı izle.
* Zihin İzleme: Düşünceler gelirse (ki gelecekler), onları birer bulut gibi hayal et; geçip gitmelerine izin ver ve nazikçe tekrar nefesine odaklan.
* Sessizlik: Son 2 dakikayı tamamen hareketsiz ve sadece "burada" kalarak geçir.
Küçük Bir İpucu: Yoga yaparken hareketleri nefesinle senkronize etmeye çalış. Nefes alırken açıl, nefes verirken katlan veya serbest bırak.
Pranayama, yoga felsefesinde sadece "nefes egzersizi" değil, yaşam enerjisinin (Prana) genişletilmesi ve kontrol edilmesi sanatıdır. Sanskritçede Prana "yaşam gücü", Ayama ise "uzatmak veya kontrol etmek" anlamına gelir.
Buda'nın bahsettiği o bilgeliğe giden yolda, zihni sakinleştirmenin en hızlı yolu nefesten geçer. Çünkü zihin bir uçurtma ise, nefes onun ipidir. İp ne kadar sakinse, uçurtma o kadar dengeli süzülür.
İşte evde kolayca uygulayabileceğin, sinir sistemini yatıştıran ve spritüal farkındalığı artıran temel Pranayama teknikleri:
1. Nadi Shodhana (Alternatif Burun Nefesi)
Bu teknik, bedendeki eril ve dişil (sağ ve sol) enerji kanallarını dengeler. Zihni berraklaştırır.
* Uygulama: Sağ elinin işaret ve orta parmağını avucuna kapa.
* Sağ burun deliğini baş parmağınla kapat, soldan nefes al.
* Solu yüzük parmağınla kapat, sağdan nefes ver.
* Şimdi sağdan al, sağ kapat, soldan ver.
* Bu döngüyü 5-10 kez tekrarla.
2. Bhramari (Arı Nefesi)
Zihindeki "vızıltıları" susturmak ve içsel bir sessizlik yaratmak için mükemmeldir. Rezonans etkisiyle beyin dalgalarını sakinleştirir.
* Uygulama: Kulaklarını baş parmaklarınla kapat, gözlerini diğer parmaklarınla hafifçe ört.
* Derin bir nefes al.
* Nefesi verirken ağzın kapalı bir şekilde, boğazından bir arı vızıltısı gibi "Mmmmm" sesi çıkar.
* Titreşimin tüm kafatasında yayıldığını hisset.
3. Dirga Pranayama (Üç Bölümlü Nefes)
Nefesi tam kapasite kullanmayı ve bedende yer açmayı öğretir.
* Uygulama: Önce karnını şişirerek nefes al, sonra göğüs kafesini genişlet ve en son köprücük kemiklerine kadar doldur.
* Verirken tam tersi sırayla; önce üst göğüs, sonra orta ve en son karnı içeri çekerek boşalt.
Pranayama Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler:
* Zorlama: Nefes asla kesik kesik veya zorlayıcı olmamalıdır. Bir nehir gibi akmalı.
* Aç Karnına: En iyi verim sabah aç karnına veya yemekten en az 2-3 saat sonra alınır.
* Dik Omurga: Enerjinin (Prana) rahat akması için omurganın bir ışık sütunu gibi dik olması önemlidir.
> Spiritüal Not: Nefes alırken evrenin enerjisini içine çektiğini, nefes verirken ise artık sana hizmet etmeyen korku ve gerginlikleri evrene geri bıraktığını imajine et.
VİPASSANA ( özel vizyon ve her şeyi olduğu gibi görmek) anlamına gelir.
SESSİZLİĞİN ANLAMI: İçsel bir diyalog olmadan kendisiyle baş başa kalmak, evrenin sesini duymak hepimizin buna ihtiyacı vardır. Düzenli uygulanmalıdır. Ses her zaman gerekli değildir. Her kelime küresel dönüşüm yeteneğine sahip olduğunu unutma. Japon kültüründe Sessizlik maneviyatın tanığıdır. Saygıdır. Kişinin kendisiyle ve dünyada Tam bir uyum içinde olması için gereklidir. Bilinçli çaba akılda iz bırakır.
4 sınırsız zihin ya da uyanmış kalbin 4 niteliği:
1. Metta: Nezaket - bağlantıda olma duygusu, derinle derin bilme hali. Bu herkesi sevmek değil bir gün daha büyük bir şeyin parçası olduğumuzu bilmektir.
2. Koruna: Şefkat - kalplerimizin başkalarının acısına titremesidir. Kalpler hareket eder.
3. Mudita: Sevinç - sempatik Sevinç başkalarının sevincine sevinmek, kıskanmamaktır.
4. Upekha: Ilımlılık, sakinlik - hiçbir şey Kalıcı değil, ılımlılık zihnin dengede olmasıdır. Olur böyle şeyler deyip derin bir anlayış geliştirmektir. Denge bilgelikten doğar. Bir yükselir, bir alçalırız. Umursamazlık değil bilgelikle önem vermektir. Bu bize büyük bir alan sağlar.
Ses ve sohbetlerle doymuş modern bir dünyada sessizlik ve sessizlik ulaşılamaz bir lüks gibi görünüyor. Ancak rezervlerimiz sınırsız değil. Aşırı yükleme bilgi ruh halimizi rahatsız ediyor. Bilgi akışından kesilmeden iç sesi duymak imkansızdır.
Sessizlik uygulaması kültürel ve dini gelenekleri birleştirir. Keşişler yansıma ve dua için sessizlik arabalarını alırlar. Hristiyanlıkta sessizlik, Tanrı ve komşulara olan sevgi zemini olarak Eski Ahit'ten beri bahsedilir.
Aydınlanmaya yol açan Budist sessizlik uygulamaları dünya çapında bilinir. Sessizlik, ince bir düzeyde iç inancınıza, kendiniz ve evrenin birliği hissine dokunmanızı sağlar.
Alıştırmanın en zor aşaması, kafasında iç diyalog olmadan tek başına sessizliktir. Hinduizm'de, zihnin kasten sakinleştiricisine Mauna denir (Sanskritçe 'den "sessizlik"). Bu sadece fiziksel sessizlik değil, aynı zamanda büyük bir uyumu aramak için ruhun sessizliğidir. Düzenli bir uygulama yoluyla böyle bir mutlaklığa ulaşılabilir.
Sessizlik Uygulaması:
Dikkati yavaşça nefese odaklı nokta nesnelere ve seslere odaklanma. Geçmiş ve gelecek ile ilgili düşüncelere kayıtsızlık gösterin. 10 kere solunum sayılabilir.
Sabah bu uygulama için çok uygundur. Tibetli bilgeler güzel bir gün geçirmek için, kişinin kendisiyle ve dünya ile tam bir uyum içinde olması için sabahları sessizlik uygulamasını önerir.
Bir bardak su iç ve rahat bir oturma pozisyonuna yerleşmek tavsiye edilmez, aksi takdirde uykunun üstesinden gelmek daha zor olacaktır. Dikkatini yavaşça nefesine ver. Etrafındaki nesnelere bakmayın, sesleri dinlemeyin. Alıştırmayı bitirmeden önce ideal portrenizi hayal edin refah ve bilge bir insanın portresi. Neye benzediğini, ne yaptığını. Görüntüyle böyle bir uyum zihninde bilincin çabaladığı bir iz bırakır.
Konsantre olmak ve anda kalmak için: Gününüze sessizlik uygulamasını getirin. Kahve yapmak veya temizlik gibi günlük faaliyetlerin akışında sessizlik anları bulun. Sadece yaptığınız şeye odaklanın, düşüncelerinizin çılgına dönmesine ya da hareketleriniz hakkında yorum yapmana izin vermeyin. Bu, burada ve şu anda olduğunun farkındalığını geliştirir. Kendinizi gözlemleyin: Eğer sessiz kalmaktan rahatsızsanız, zihniniz keşfetmesini istemediğiniz endişe ve düşünceleri gösterebilir.
Birlikte sessizliği pratikliyoruz.
Katılımcıların sessizliği uyguladığı inzivalara ve atölyelere katılmak derin bir sessizlik deneyimi ve en ünlü ve güçlü uygulamalardan biri Vipassana.
Partnerinizle olan ilişkinizde kelimeler olmadan iletişim çalışması yapabilirsiniz. Görünüş ve yüz ifadeleri aracılığıyla iletişim kurmayı, birbirinize dokunmayı ve kelimeler kullanmadan duygularınızı iletişime geçmeyi deneyin. Bu tür egzersizler ilişkinin derin anlayış ve güçlendirme temeli haline gelebilir.
Sessizlik uygulaması, günlük yaşamın gürültüsünden uzak durmanı ve gerçek senle tanışmanı sağlar. Kendi sesin ve evrenin sesi sadece sessizce duyulabilir. Paradoks şu ki sessizliği uygulamak hayata tamamen farklı bir ses veriyor.
Derin manevi bir uygulamadır. Hindistan'dan kökenlerini almıştır. Budha tarafından gerçeği arayışında kullanıldı. Meditasyonun dış koşullara bağlı olmayan bir mutluluk durumuna yol açtığını ve kişinin özünü kabul etmenin acıyı hafiflettiğini savundu. Özel merkezlerde 10 gün geri çekilme ile başlar. Katı bir program uygulanır. Sessizlik yemini edilir, nefes gözlemlenir. Zihin keskinleşir ve Vücuttaki en ince hisleri ayırt etme yeteneği gelişir. Şimdiki ağına farkındalık oluşur. Otantik benliği tanıma amaçlanır. Stresten kurtuluruz. Vücudu tarama becerisi her hücreye dokunarak doğamızın değişkenliğini sakince gözlemleyip kabul ettiğimizde ortaya çıkar.
♤ Olumsuz duygu ve tutkulardan arınmış saf bir sevgi, zihin, Şefkat ve iyi niyet üretir.
♡ Huzur ve uyum hissederiz.
◇ Çevremizdekilere aktarırız çevremiz daha mutlu olur.
♧ İçimizde barış olduğunda dışımızda da barış vardır Bu doğru sağlıklı bir yaşam tarzıdır.
Testere ve konuşmalara Doygun modern bir dünyada Sessizlik lükstür. Rezervlerimi sınırsız değildir. Bilgi aşırı yüklemesi ruh halimizi Bozar. Bilgi akışından kopmadan iç sesi duymak imkansızdır. Sessizlik içsel inanca, kendinizin ve evreninizin birliğine ince bir düzeyde dokunur.
1. Yalnızca bir bedene sahip olacaksınız.
2. Hayattan dersler çıkaracaksınız.
Yaşam, devam eden bir öğrenme sürecidir. İlk nefesinizi aldığınız andan son nefesinize kadar, hayat deneyimler aracılığıyla size birçok ders öğretir. İster neşe, ister acı dolu olsun, her deneyim bir ders sunar. Bu dersler, kitaplara ya da yazılı kurallara bağlı değildir; günlük karşılaşmalardan, zorluklardan ve ilişkilerden beslenir. Bu kural, hayatı bir öğrenciymiş gibi yaşamanızı ve her deneyimin getirdiği bilgeliğe açık olmanızı tavsiye eder. Yaşadığınız olayları tıpkı hayatın size anlatmaya çalıştığı bir ders konusu gibi değerlendirin, inceleyin, düşünün, hatta belki tekrar edin. Bu sayede, her zaman merak ve öğrenme isteği ile hayattan sayısız ders çıkarabilirsiniz.
3. Hata yok, sadece öğrendikleriniz var.
Yaşam yolunuzda mükemmeli ararken, sık sık hata yapmaktan korkabilirsiniz. Ancak, bu kural bakış açınızı değiştirmeyi ve size hataların başarısızlık olmadığını, aksine yolculuğunuzun önemli adımları olduğunu hatırlatmayı amaçlar. Büyüme, bir nevi deneme yanılma sürecidir ve “başarısız” deneyimler de başarılı olanlar kadar değerlidir. Bu kural, mükemmel olmayanı da kucaklamanızı ve her aksiliği bir öğrenme fırsatı olarak görmenizi teşvik eder. Başarısızlık korkusunu bıraktığınızda, kendinizi keşfetmek, yenilik yapmak ve evirilmek için özgürlüğünüze kavuşursunuz.
4. Siz öğrenene kadar hayatın dersleri devam eder.
Hayat, siz onun mesajını alana, anlatmak istediği dersi tam olarak anlayana kadar size aynı zorlukları tekrar tekrar sunar. Daha önce hiç, ilişkilerinizde veya yaşam koşullarınızda tekrar eden kalıplar fark ettiniz mi? Bu tekrarlar tesadüf değil, hayatın sizi büyümeye yönlendirme yoludur. Ardındaki dersi kavrayana kadar aynı deneyimler tekrarlanır. Bu kural, şöyle bir durup kendinizi gözlemlemenizi ve hayatın size sunduğu derslere dikkat etmenizi hatırlatır. Hayatın size sunduğu dersi aldığınızda ise yeni zorluklar ve öğrenme fırsatları için hayat devam eder.
5. Öğrenme yolculuğu hiçbir zaman bitmez.
Kaç yaşınızda veya hayatın hangi aşamasında olursanız olun, öğrenme süreci asla sona ermez. Yaşadığınız sürece öğrenecek bir şeyler hep vardır. Bu kural, hayat yolculuğunun sürekli bir büyüme süreci olduğunu ve öğrenmeyi bırakmanın ilerlemenin düşmanı olduğunu hatırlatır. Gözünüzü açtığınız her gün, karşınıza yeni bir ders çıkarır. Bu dersler her zaman aynı şiddette, aynı büyüklükte ya da aynı hislerle dolu olmasa da her biri oldukça önemlidir. Öğrenmeye istekli ve meraklı kalarak kendinizi ve çevrenizdeki dünyayı derinlemesine anlamaya devam edersiniz.
6. “Orası” ya da “o zaman” buradan ve şimdiden daha iyi değil.
Gelecek hedeflerinizin peşinden koşarken, mutluluğun ya da tatmin duygusunun “orada” ya da “o zamanda”, henüz tam olarak elinizin uzanamayacağı bir yerde olduğuna inanabilirsiniz. Ancak bu kural, size şimdiki anın, “şimdi ve burada” ihtiyacınız olan her şeyi barındırdığını öğretir. Hayallerinizi süsleyen, o ulaşılması güç “orada”ya nihayet ulaştığınızda, o an sadece yeni “şimdi”niz olur ve arzu döngüsü yeniden başlar. Gerçek huzur ve tatmin, anı kucaklamaktan; yaşamın bir varış noktası değil, bir yolculuk olduğunu kabul etmekten gelir. “Şimdi ve burada”ya şükrederek attığınız her adımda mutluluğu bulabilirsiniz.
7. Çevrenizdekiler sizin yansımanızdır.
Hayatta karşılaştığınız insanlar aslında sizin yansımanızdır. Başkalarında hayranlık duyduğunuz veya nefret ettiğiniz şeyler, genellikle sizin iç dünyanızın su yüzüne çıkmasıdır. Bu kural, çevrenizdekileri benliğinizden ayrı varlıklar olarak değil, hem olumlu hem de olumsuz yanlarınızı yansıtan aynalar olarak görmenizi sağlar. Birine karşı sevgi, hayranlık veya hayal kırıklığı hissettiğinizde, bu duyguları kendinizde keşfetme fırsatı doğar. Bunu anladığınızda, hayatı daha fazla şefkat, empati ve öz farkındalıkla yaşayabilirsiniz.
8. Hayatla ne yapacağınız size bağlı.
Herkes, hayatını şekillendirmek için gerekli araç ve kaynaklara sahiptir. Dış koşulları kontrol edemeseniz de tepkilerinizi ve eylemlerinizi seçme gücüne sahipsiniz. Bu kural, hayatınızın sorumluluğunu almanızı ve kendi hayatınızın mimarı olduğunuzu kabul etmenizi sağlar. Dış faktörlerden yakınmak, hayal ettiğiniz şeylere ulaşamadığınız için çevrenizde olup bitenleri suçlamak kolay yoldur. Sanskrit kurallar ihtiyacınız olan her şeyin aslında sizin içinizde halihazırda var olduğunu söyler. Bu gerçeği kucaklayarak mağduriyetin ötesine geçebilir ve yaratıcı potansiyelinizi açığa çıkarabilirsiniz.
9. Aradığınız cevaplar içinizde gizli.
Gürültülü ve dikkat dağıtıcı etkenlerle dolu bir dünyada, cevapları dışarıda aramak doğal ve kolaydır. Ancak bu kural, hayatla ilgili aradığınız cevapların içinizde olduğunu nazikçe hatırlatır. İçsel bilgeliğinize yönelerek, ihtiyaç duyduğunuz rehberliği bulabilirsiniz. Bu kurala uymak, zaman zaman sürece güvenmeyi ve sezgilerinizi dinlemeye istekli olmayı gerektirir. Meraklı ve iç sesinizi dinlemeye istekli olduğunuzda aradığınız bilginin ve iç görünün zaten kendi içinizde olduğunu keşfedersiniz.
Meditasyon Pratiği: Hayatımızda çoğu zaman günün koşuşturması içerisinde bilmeden ve farkında olmadan birçok negatif enerjiye maruz kalırız. Bu negatiflikler bedensel ve ruhsal olarak bizlerin gücünü kısıtlayabilir. Maruz kaldığımız her negatif enerji ve negatif enerji alanları bedenimizde toplanarak, mental ve fiziksel anlamda rahatsızlanmamıza sebep olabilirler. Zihnimiz ve bedenimiz ne kadar sağlıklı ve olumlu düşünce yapısında olursa, bedenimizle o kadar sağlıklı ve enerjik olur ve daha az rahatsızlanırız. Olumsuz telkinler, olumsuz ortamlar bilinçaltında var olan negatif düşünce kalıpları, negatif ifadeler, duyumlar yaşadığımız küçük ya da büyük olumsuz deneyimler, travmalar bedenimize ve ruhumuza aynı şekilde etki edebilirler. Titreşimimizi düşürebilirler. Yaşadığımız her şey birer enerjidir ve bizler bu enerjilerin bütünü ile kendinize hayatımızın içerisinde var ederiz. Sözün kısası neyse onu çeker ve kendimizde deneyimleniriz. Farkında olmadan topladığımız tüm olumsuzluklar ve negatifliklerden ruh-beden-zihin bütünlüğümüz ve daha kaliteli bir yaşam için arınırız. Kendimizi pozitif alanda tutmak hayatımızın her alanında çok önemlidir şimdi seninle dilediğin zaman uygulayabileceğin, bedenimize ve ruhumuzu negatiflikten arındırma meditasyonunu deneyimleyeceğiz. Enerjinin tükenmiş olduğunu hissettiğinde, hayatında sürekli bir şeylerin istemediğin şekilde gittiğini düşündüğünde ya da olumsuz bazı ortamlara girip çıktığında bu çalışmayı yapman sana çok iyi gelecek. Şimdi gözlerin kapalı 3 derin nefes almanı istiyorum. Kendini en huzurlu hissettiğin alanda hayal et ve doğal bir biçimde nefes alıp ver. Sanki bir suyun sakinliğinde sadece nefesinin bedeninde uyandırdığı hisse ve sakinliğine odaklan. Kalp merkezindesin. Şimdi tepe çakrandan bembeyaz saf bir ışığın bedenini aktığını imgele ve tüm bedenini sarmasına izin ver. Şimdi ayaklarının altından bir ışık topunun çıktığını o ışık topunun tüm çakralarından geçtiğini hisset. Öncelikle kök çakrandan geçtiğini sonra rahim alanının ve oradan göbek deliğinden yukarıya doğru çıktığını hisset. Boğaz çakrana ve sonra 3. göz noktasından geçip topla. Birlikte tepe çakrana kadar yükselsin ve tam buradan yukarıya göğe doğru süzüldüğünü hayal et. Sırasıyla bu enerji ile bembeyaz saf bir ışıktan geçtiğini, ardından altın sarısı bir ışıktan yukarıya doğru çıktığını ve buradan çok pembe bir ışıktan daha geçip en son gökkuşağı renklerinin içinden geçip, bembeyaz saf ışık yayan pencere ya da kapı önüne geldin. Bu saf pencere ya da kapı kendimizi güvende hissettiğimiz alan sevgili okuyucu. Şimdi öncelikle sadece sessizlikte benim sana söylediklerimi dinle ve beni duyduktan sonra içinden tekrar et ve dediklerimi imgele lütfen. Bedenin üzerindeki tüm negatifin çekilmesine emrediyorum burada lütfen ayaklarından itibaren gri bir ışığın tepe çakrandan çıktığını ve yine tepe çakrandan bembeyaz saf bir ışığın tüm bedenine yayıldığını hisset. Bedenin üzerindeki tüm gözün nazarın varsa büyü ve ahların çekilmesine emrediyorum. Yine aynı şekilde tüm bedeninden gri bir ışığın tepe çakrandan çıktığını ve yine tepe çakrandan bembeyaz saf bir ışığın tüm bedenine yayıldığını hisset. Bedenim üzerindeki tüm psişik kancaların ve psişiklerin temizlenip çekilmesini emrediyorum. Bedenim üzerindeki tüm negatifin, ağır metallerin radyasyonun, tüm bakteri, mantar ve virüslerin çekilmesini emrediyorum. Sağ ve sol beynimin dengelenmesini emrediyorum. Burada sanki bir merdivenden iner gibi önce sağ beyninin daha sonra sol beyninin dengeye gelip, hizalandığını hisset. Tüm beyin kimyasallarımın dengeye getirmeyi, şifalandırılmasını emrediyorum. Tüm baş bölgenin saf beyaz ışıkla sarıldığını hisset. Tüm sinir hücrelerimin temizlenip şifalandırılmasını emrediyorum. Tüm bedenimdeki en ince damarlara kadar bembeyaz ışığın yayıldığını hisset. Bedenimdeki tüm hormonların şifalandırılıp, dengeye getirilmesine emrediyorum. Yine aynı şekilde tüm bedenine beyaz ve sarı ışığı yay. Şimdi dediklerimi içinden tekrar et. Her zaman ve her koşulda güvenle ve güvenli alanda kalmaya izinliyim her koşulda kolaylıkla güvenli alanda kalıp güvende hissetmeyi seçiyorum. Her zaman ve her koşulda kendimi negatiften korumanın benim için mümkün ve güvenilir olduğunu biliyorum. Kendimi negatiften kolaylıkla koruyup, kalkanlamayı seçiyorum. Her koşulda güvenle pozitif alanda kalıp pozitifi yaşamaya izinliyim. Her zaman ve her koşulda pozitif alanda kalıp pozitif enerjiyi yaşamayı seçiyorum tüm bedenim zihnim ve ruhum güvenle koruma altında. Şu an itibariyle bedeninde ve ruhunda taşıdığın tüm negatiflikleri, sırasıyla negatif enerjiden arındırıp, şifalandırdın ve bilinç altında güvende olmanın nasıl bir his olduğunu öğrendin. Kendini ve auranı korumaya aldın. Bu çalışmayı her gün, her gece yatmadan önce tekrarlayabilirsin. Hayatının her alanında güvenle ve güvende olduğunu bilerek, pozitif alanda kalmanızı dilerim.


Yorumlar
Yorum Gönder