Pozitif Yaş Al
Hayatın her dönemi kendine has bir ritme ve güzelliğe sahiptir. Ancak toplumun bize dayattığı "gençlik kültü" içinde, menopoz ve yaş alma süreci çoğu zaman bir "kayıp" gibi algılanabiliyor. Oysa biz buna farklı bir pencereden bakmayı teklif ediyoruz: Pozitif Yaş Alma. Pozitif yaş alma, çizgilerimizi saklamak değil, o çizgilerin ardındaki deneyimi kucaklamaktır. Bu yolculuğun en önemli duraklarından biri olan menopoz ise vücudumuzun yeni bir denge kurma çabasıdır. Hormonlarımızın dansı değişirken, kendimize ayırdığımız vaktin ve gösterdiğimiz özenin kalitesi de artmalıdır. Bu dönemde bedenimize verebileceğimiz en büyük hediye, farkındalıktır. Özellikle kadın sağlığının merkezinde yer alan meme sağlığı, bu yeni dönemde sadece kontrollerden ibaret değil, kendimizi tanıma ve sevme biçimimiz haline gelmelidir. Düzenli kontroller, doğru beslenme ve pozitif bir zihin yapısıyla, menopozu bir son değil, daha bilinçli ve sağlıklı bir başlangıç yapmaya ne dersiniz?
Kadın döngüleri ve beslenme programı:
Peri menopoz ve menopozda nasıl beslenmemiz gerektiğini konuşmadan önce gelin birlikte peri menopoz ve menopoz dönemi nedir bir bakalım. Peri menopoz menopoza gider yoldur. Menopoz bir kadının art arda 12 ay adet görmediği belirli bir zaman dilimini ifade eder. Menopoz bir kadının adet döngülerinin sona ermesiyle hayatındaki doğal bir geçiştir. Menopoza geçişte ve sonrasında östrojen hormonu azalmaya başlar ve metabolizmanızı olumsuz yönde etkileyen ayrıca kilo almanıza neden olabilecek östrojen ve progesterol döngülerinizi olumsuz etkileyebilir. Bu durum aynı zamanda kolesterol seviyesinde uykuda sıcak basmaları ve kemik yoğunluğunda da bazı değişimler gösterebilir. Bahsettiğimiz bu semptomlar kardiyovasküler hastalıklar gibi bazı potansiyel kronik hastalıkların habercisi olabilir. Ancak güzel haber şu ki beslenmenizde bazı değişiklikler yapmak bu semptomları yönetmede ve yaşam kalitesine artırmada rol oynayabilir. Peri menopoz ve menopoz sırasında yedikleriniz ve içtikleriniz yalnızca belirli semptomları hafifletmekle kalmaz aynı zamanda uzun vadeli sağlığınızı da destekler. Zeytinyağı, omega 3 yağ asitleri gibi sağlıklı yağlar açısından zengin bitki temelli beslenme menopoza giren kadınlarda vazo motor semptomları azaltır tamamen bitki temelli beslenmek sizin için mümkün görünmese bile bol miktarda ve çeşitli sebzeler koyu yeşiller ve meyvelerden oluşan bir beslenme ile yeterli lif aldığınızı emin olarak yapacağınız küçük değişiklikler bile kelimeler poz ve sonrasında size yardımcı olabilir. Antienflamatuar gıdalar özellikle kurkumin, karoten, likopen ve lütein içeren meyve ve sebzeler artan enflamasyonla ilişkili birçok kronik durumun semptomlarına hafifletmeye yardımcı olabilir. Yeterince lif almak sağlığınız için harikadır bağırsak bakterileriniz için onu birçok farklı faydalı kimyasala dönüştüren yakıt sağlarlar. Bol miktarda lif içeren yiyecekler ayrıca daha uzun süre tok hissetmenize kolesterolünüzü iyileştirmenize ve kalp hastalığı riskinizi düşürmenize yardımcı olabilir. Sebzeler, meyveler ve baklagiller iyi gelir kaynaklarıdır. Daha sağlıklı bir bağırsak ve sindirim sistemi depresyon semptomlarını azaltır. Yumurtalık hastalıkları riskini azaltır ve kilo vermeyi destekler. Brokoli ve karnabahar gibi sebzeler vücudun östrojen dengesini sağlamaya yardımcı olur protein alanı da her zamanki gibi bu dönemde de yine çok önemlidir. Günlük protein alımını artırmak yalnızca iştahınızı yönetmenize yardımcı olmakla kalmaz aynı zamanda vücut yağını azaltmak, kolesterolü iyileştirmek ve kas kütlesini korumak gibi faydalar sağlayabilir. Genetiği değiştirilmemiş organik fasulye, kabuklu yemişler ve tohumlar balık ve özellikle nohut ve mercimek gibi filizlenmiş baklagiller iyi protein kaynaklarıdır. Yeterli su tüketimi hayatınızın her döneminde sağlığınız için önemlidir. Ancak p.m sırasındaki hormonal değişiklikler ve hidrasyon riskini artırabilir. Yeterince su içmek gerekli elektrolitleri sağlamanın yanı sıra sıcak basmaları baş ağrıları ve diğer hormonel semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Peri menopoz ayrıca kalsiyum magnezyum e vitamini ve d vitamini gibi bazı vitamin ve mineral eksikliklerine karşı vücudu daha duyarlı hale getirir kemik ve kas sağlığını iyileştirmek için beslenme ile alınması yeterli olmayacağını düşündüğünüz vitamin ve mineralleri kan testi yaparak doktorunuza tespit etmeniz ve korunmanız çok önemlidir.
Sevgili arkadaşlarım burada sizinle buluşmak da kendimiz hakkında konuşmaktan dertleşmek ten ve sırlarımızı paylaşmaktan çok mutluyum. Ben benim bozkurt Şef ve yeniden genç olmanın Sırrı yerime nüfus kitabının yazarı aynı zamanda kadınların bu büyüleyici dönüşüm yolculuğunda yanlarında olmak isteyen bir menopoz iyilik elçisi ama aynı zamanda kelimesi ile yan yana getirildi son bulması ile kadınların gençliğinin bittiği cazibesinin kaybolduğu hatta aktif yaşamdan uzak Ama size şunu söyleyeyim, bu tamamen yanlış bir bakıcısı. Menopoz kesinlikle bir son değil. Aksine bir başlangıç. Hepimizin bir hikayesi vardı. Hem de menopozu anlamaya çalışırken kendimle yeniden tanıştım ve bu sürecin sadece bir Fiziksel değişim değil. Aynı zamanda hayatım onu en derinden biri olduğunu keşfettim. Toplumda çoğu zaman sessizlikte karşılandığını kadınların bu süreçte yalnız bırakıldığını bizzat yaşadı.
Menopozun bana ilk öğrettiği şey kendimi merkeze hep başkalarını öncelik verdik. Eşimize, çocuklarımıza, işimize... Aile, kariyer ve ebeveynlerimiz bütün zamanımızı almış. Gerçekten çocuklarımız ergenlik döneminde veya büyümüş olabilir ama hala ihtiyaçları var. Bize ne hala ilgi bekliyorlar haklı bak. Peki anne, babanız; onlar da yaşlılık evresindeler çocuklarını yanlarında istiyorlar. Bir de kenarda sessizce oturup ilgi ve alaka gelmesini bekleyen bedenimiz dikkatini çekmek istiyorum. Menopozla birlikte bize diyor ki "artık kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmeyi bırak". Bir çeşit uyanış aslında. Bu durumu anladığınızda başkalarının beklentilerine göre yaşamak zorunda olmadığınızı, daha özgür kararlar verebileceğinizi fark ediyorsunuz. Hayatınızı başkalarının beklediği, istediğiyle ya da planlandığı gibi yaşıyorsanız o sizin hayatınız değil. Hayatınızda sahip çıkmanın bir yolu. Çünkü siz kendinizi öncelik verdikçe etrafınızdaki herkese daha çok ışık saçar daha huzurlu ve daha sevgi dolu olursunuz. Bu sürecin kolay olduğunu söyleyemez ama zor olmaması kötü olduğu anlamına da gelmiyor. Menopoz sizi daha güçlü bir kadın yapmaya çağırıyor. Kendi sınırlarınızı ihtiyaçlarınızı ve yeniden tanımlıyorsunuz. Ben bu dönemde yeni alışkanlıklar edindim. Beslenme ve farklı bir bakış açısı ile yaklaştım. Daha fazla beslenmeye özelin gösterdim ve en kendime daha çok "Evet" deyip başkalarına daha çok "Hayır" demeyi öğrendim. Eskiden etrafımdaki herkes yetişmeye çalışıyor omuzlarıma Ekim geçmez geceyide sorumluluklarımı yerine getirmek için çabalayarak geçirdim ama şimdi bu kadarını yapabilirim.
Sıcak basmaları, uykusuzluk ve enerji düşüklüğü gibi yerlerle artık benim diğer yandan menopozun sessizliği, suskunluğu ile başbaşa kalıyoruz. Daha da yalnızlaşıyorum. O yüzden menopoz kadın dayanışması ile çok daha kolay yönetilebilir. Bir süreç Bu yüzden hikayelerimizi paylaşmak deneyimlerimizi çok önemli menopozu hala bir tabu.
Birbirimizi artık kıyaslamalımalı, yargılamamalı, suçlamamalı, küçümsememeliyiz. Yıkıcı eleştirmemeliyiz. Yeni kadın, korku ile değil farkındalıkla, bilgi ve cesaret ve karşılaştığı yeni bir dönemi ifade ediyor. Eski menopoz algısında kadına kendisinin yetersiz olduğu hissettiriyordu. Şimdi ise kadınlar hayatlarında yeni bir evreye geçtiğini fark ediyor. Artık kendini merkezde olduğu bir yaşam tarzı inşa etmek istiyor. Paylaşıyor, konuşuyor, birrinden güç alıyorlar. İşte bu farkındalığı ve cesareti kırmak istiyorum. Çünkü ben de toplum baskısından muzdaribim. Tabii ki geleneklerimizden gelen davranış kalıpları ile menopozu görmezden geldi. Soru sormadım, araştırmadım, zor yollardan yaşayarak bir çok şey öğrendim. Kadınların bedenlerini daha çok tanımaları konusunda meraklı olmaları, kendilerine daha çok değer vermeleri ve bu döneme bir düşüş değil, yeniden yükseliş olarak görmelerini istiyorum. Çevremizdeki çizgileri silmek ya da 30'lu yaşlarımız da geri dönmek demek değil. Önemli olan merak duygumuzu kaybetmemek, hayatı heyecanla kucaklamak ve ruhumuzu canlı tutmak demek. Gençlik ve enerji meselesi, bedenimizi, zihnimizi ve ruhumuzu uyumlu bir şekilde geliştirmektir. Bu enerjiyi her yaşta yakalayabiliriz. Kendimizi önceliğe indirdiğimizde, eski alışkanlıkları geride bırakıp, bizi gerçekten mutlu eden bir hayatı yeniden inşa ederiz. Eğer sizde bu yolculuktaysanız ya da bu yolculuğa çıkmaya hazırlanıyorsanız şunu hatırlayın: Sizin kendinizle derin bağ kurmanız için bir fırsat ve kendizi dinleyin. İhtiyaçlarınıza kulak verin ve bu süreci korku ile değil şefkatle yaklaşın.
En büyük korkumuz nedir? Kilo almaktan tutunda, kırışıklık, saç dökülmesi, libido eksikliği, isteksizlik, yorgunluk, uykusuzluk, anksiyete atakları, depresyon, panik atak, kaygı, endişe, hatta ve hatta yalnız kalma korkusu... Ama bu dönemde en çok neye ihtiyacımız var derseniz; anlayışa, eşimiz, dostumuz, ailemiz, toplum, herkesin biraz daha sabırlı ve anlayışlı olması bizi çok mutlu eder. Yazdıklarımız bu sürece başka bir gözle bakmanıza umarım yardımcı olur. Anka kuşları gibi küllerimizden yeniden doğduğumuz bir süreç olmasını dilerim.
Hayat tarzı ve beslenme alışkanlıklarını değiştirmeye hazırsanız, ruhsal ve fiziksel dengesizliğe de dur dediğinizi göreceksiniz. Hormonların zihne gittiğini fark ederek değişim başlar. Kortizol en temel hormon ve en çok bu etkiliyor. Östrojen de bedenimize enerji veriyor. Çünkü hayatta kalmak için yumurtlamamız gerekmiyor. Yaşam için çok gerekli olmasa da yaşam kalitesi bizim için en önemli olaylardan biri östrojendir. Çok gereklidir çünkü açlığımızı kontrol ediyor. Menopozla birlikte östrojen dd bitiyor. İşin iyi yanı meme kanseri riski, bu hormonun bitmesiyle azalıyor.
Dengeli bir dünyayı erkekler yönetir, erkekleri kadınlar, kadınları ise hormonlar. Ergenlik gibi bir döneme giriş yaptığımızı hayal edebiliriz. Bir dönüşüm sürecidir. 40'lı yaşlarda başlayan bu dönemde, yeni yaşam döngüsü uyandırma zili çalıyor ve biz öyle sesini duymanın ilk adımı da bedenimizi evet rahatsız edecek olsalarda bedenimizin bize gönderdiği mesajlar. Fazla yüklenmeden zihnini sakinleştir diye bağırır, genel olarak tabağındaki seçimlere dikkat et der. Görmezden gelip bedeni sürekli yorgunluk tükenmişlik ruhsal ve fiziksel dengesizlik olabilir. Çözüm bu mesajları anlamakta ve onlara uyum sağlayıp çözüm üretmektedir. Örneğin; bu dönemde şeker ve işlenmiş gıdalar vücutta çok daha yoğun etki gösterir. Bunun yerine doğal ve besleyici besinlerle desteklemek çok önemli. Antioksidan ve sağlıklı yağlar içeren bir beslenme düzeni oluşturun. Aksi takdirde çok fazla hazır, işlenmiş gıda girdiğinde; bedenimizde toksinler oluşur. Karaciğer toksinlerden arındıran çok önemli bir organdır. Sağlıklı bir karaciğer olmadığında vücudun doğal filtrasyon sürecini yavaşlar ve zararlı maddeleri vücuttan atamayız. Birikir ve kansere neden olabilir.
Kişisel bakım ürünleri, sabun, diş macunu, plastikler, temizlik ürünleri... Tüm bunlar vücutta östrojen gibi davranıyorlar. Anti östrojen diyebiliriz. Uçarak hücrenin kapısına kadar giriyorlar ve gerçek östrojenin içeri girişinde engelliyorlar. Anlaşılması gereken şu ki çok küçük miktarlar biri vücutta çok büyük bir etki yaratabiliyor. Aynı zamanda bu kimyasallar, tarımsal endüstri, suya, toprağa havaya karışıyorlar. Banyoda, buzdolabında gizlenebiliyorlar. Konserve kutuları, kokulu mumlar, arabamızdaki kokular, hatta alışveriş makbuzunda bile bu maddelerden var.
Yaşlanmayı yavaşlatmak için düzenli olarak kullandığınız kozmetikler de eğer doğal değilse onlar da zarar veriyorlar. Bu durumda önerim, hiç olmazsa kozmetik malzemelerinin, sabunların doğal içerikli olanlarını tercih edelim. Diş fırçalarımızı, diş macunlarımızı, doğal malzemelerden seçelim. İnce kabuklu veya kabuksuz meyveleri çok yıkamalıyız. Diğerlerini kabuklarını soyarak yemeliyiz. Lahana, marul gibi yapraklı sebzelerin o ilk dış yapraklarını mutlaka kullanmamalıyız. Özellikle erik, şeftali, elma gibi meyveler de çok daha fazla pestisit var. Onları çok iyi yıkamalıyız.
Karton kağıt bardaklarla sıcak içecek içmemeliyiz. Mutfak tezgahları, yemeklerle bize doğrudan temas olduğundan çok daha büyük önem taşıyorlar. Temizleme ürünlerinizi doğal karbonat, sirke ile değiştirelim. Bunları bir araya getirerek, karıştırarak mutfak tezgahlarında temizlik malzemesi olarak kullanabilirsiniz. Bir su bardağı filtrelenmiş suyu cam şişeye koyun. İçine bir çay bardağı kadar sirke, 1 tatlı kaşığı karbonat koyun. Aman dikkat karbonat kavuracak o yüzden cam şişeyle olmalı. İçine koyduğun su ile arada biraz mesafe bırakın ve 3-4 dal taze kekik veya iki damla uçucu yağ koyun. Bir, iki gün bekletin ve hazır. Bunu yüzeylerde rahatlıkla kullanabilirsiniz. Sürekli ve kararlı olun. Burada hep beraber sürdürülebilir pratik ipuçlarını paylaşmaya devam edeceğiz.
Özetle; kısıtlayıcı dengeli beslenerek vücudumuzu koruduğumuz zaman, beden kendi ideal kilosuna döner. O çatalın ucunda işlenmemiş, bol ve topraktan çıktığı haliyle Omega 3 içeren, antioksidanı bol, ruhumuzu, bedenimizi tatmin edecek yollar bulursak, yemek artık bizim için sorun olmaktan çıkar. İhtiyaçlarımıza kulak vererek yemek ve bedenle barışmayı ve doğal dengeyi bulmalıyız. Kısıtlayıcı diyetler, sezgisel beslenmeye geçmek kolay mı diye sorabilirsiniz. Kaynağını bulmak için meditasyon, nefes egzersizleri yapın. Tabağınız rengarenk olmalı. Abur cubura karşı savaş açmalıyız. Bizi ne bunları yemeye tetikliyor bulmalıyız. Mide gurultusu yoğunsa gerçekten açsanız demektir.
Sezgisel yemeğin güzelliği doğru veya yanlış olması neden, nasıl yediğinizi merak etmeniz yeterli. vücudumuz ne zaman açık olduğunu söylediğin gibi söyle tokluk sinyallerini keşfedip durmalıyız. Bu sinyalleri doğru zamanda algılayıp, durma konusunda bize çok yardımcı olur. Duygusal ihtiyaçlara göre fiziksel ihtiyaçlara göre yemek yediğimizde, açlık ve tokluk sinyallerini de tanır ve ona güvenirsiniz. Aç hissettiğinizde dahil kendinize 10'na kadar 1 puan verin. Yavaş yavaş yemek, belki de en can alıcı noktadır.
Eğer bir şey saymak istiyorsanız kalori değil, kaç kere çiğnendiğini saymak daha gerçekçidir. Yumuşayana, sıvı hale gelene kadar çiğnemek gerekir. Çok yemekten sonra aşırı doygunluk, huzursuzluk... O son lokmanın hangi lokma olacağına karar verecek olan kişi sizsiniz.
Tabağımızdaki yemek kokusu ile ilgilenin. Ağzına götürüp iyice yumuşayana kadar çiğneyin. Bu esnada içinizden tuz fazla mı, sarımsağı fazla mı, soğanlık pişmiş mi gibi yemeğe uygun sorular sorup cevaplar verin. Yemeğinizin üçte birini bitirdiği ve vücudunuza duygularınıza dönüp onları dinleyin. Doyana kadar yemeye devam edelim. Bu arada yemeğiniz tam bitmemiş olabilir ama doyduysan çatalı bırakın. İlk başta tabağınızı az koy veya tabağınızdakileri paylaşın. Hiçbiri olmadı mı tabak da hala doluysa sokak dostlarınızla paylaşın. Hala yemeğe devam ediyorsanız da mutlaka sebebini araştırın.
Menopoz süreci, vücudun hormon seviyelerini yeniden ayarladığı bir geçiş dönemidir. Bu dönemde ortaya çıkan sıcak basmaları, uyku düzensizlikleri ve metabolizma hızındaki değişimlerle başa çıkmanın en güçlü yolu, yaşam tarzımızda küçük ama etkili güncellemeler yapmaktır.
İşte bu süreci daha konforlu hale getirecek beslenme ve egzersiz stratejileri:
🥗 Menopozda Beslenme: Hormonları Sofrada Dengeleyin.
Bu dönemde östrojen azalmasıyla birlikte kemik yoğunluğu ve kalp sağlığı ön plana çıkar. Beslenmenizi bir "yakıt" değil, "onarıcı güç" olarak görmeye başlayın.
* Kalsiyum ve D Vitamini İkilisi: Kemik erimesi (osteoporoz) riskine karşı süt ürünleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler (brokoli, kale) ve susam gibi kalsiyum depolarına yönelin. D vitamini için güneşten faydalanmayı ve doktor kontrolünde takviye almayı ihmal etmeyin.
* Fitoöstrojenlerin Gücü: Vücuttaki östrojeni taklit edebilen bitkisel bileşikler içeren keten tohumu, soya fasulyesi ve kurubaklagiller, sıcak basmalarının şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.
* Kaliteli Yağlar (Omega-3): Ceviz, chia tohumu ve yağlı balıklar, hem beyin sağlığını korur hem de menopozda sık görülen ruh hali değişimlerini ve eklem ağrılarını hafifletir.
* Şeker ve Kafein Sınırı: Özellikle gece terlemelerini ve uykusuzluğu tetikleyebilen rafine şeker, aşırı kafein ve baharatlı yiyeceklerden bu dönemde biraz uzak durmakta fayda var.
💪 Egzersiz: Metabolizmanızı ve Ruhunuzu Canlandırın.
Menopozda egzersiz sadece kilo kontrolü için değil, hormonları stabilize etmek ve kemikleri güçlendirmek için de kritiktir.
1. Direnç ve Ağırlık Antrenmanları
Kas kütlesi yaşla birlikte azalma eğilimindedir. Haftada 2-3 gün yapacağınız hafif ağırlık çalışmaları veya kendi vücut ağırlığınızla yapacağınız egzersizler:
* Metabolizmayı hızlandırır.
* Kemik yoğunluğunu artırır.
* İnsülin direncini kırar.
2. Düşük Tempolu Kardiyo
Haftalık toplam 150 dakikalık tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklet sürmek kalp sağlığınızı korur ve "mutluluk hormonları" olan endorfin salgılanmasını sağlar.
3. Esneklik ve Zihin-Beden Dengesi (Yoga & Pilates)
Menopoz dönemi stresi tetikleyebilir. Yoga ve meditasyon odaklı egzersizler:
* Kortizol (stres hormonu) seviyesini düşürür.
* Sıcak basmasıyla baş etmeyi kolaylaştıran nefes tekniklerini öğretir.
* Dengeyi artırarak düşme ve yaralanma riskini azaltır.
Meme SağlığıMeme Sağlığında Psikosomatik Etkiler
Kadın beden formunda meme alanının fiziksel ve spiritüal anlamını, döngülerdeki yerini size aktarıyor olacağım.
Bedeninle uyum halinde olman için, bilinç yükselişi yaşamana niyet eden bu bilgilendirici yazı ile hem fiziksel hem de ruhsal olarak besleyebilen alandır. Bugünkü algıda aynı zamanda ne kadarda şanslı olduğumuzu anladım. Kadının fabrika ayarlarını anlamak, nasıl evrimleştiğini analiz etmek ve bunun kadın sağlığına olan yansımasını anlamaktan geçiyor. Bedenimizin vericilik merkezi meme alındıysa ve aracılık ve herkesi değer rahim alındıysa alanının kendi potansiyelini yaşamasıdır. Yani eğer bir kadın denge ile alırsa, dengede verebilir. Emziren yani şefkati veren bir kadının rahim alanı kendini onarma yavaşlıyor. Kaybettiği orijinale ulaşmak için rahmin küçülmesi gibi. Eril kaynağı olan baba ya da erkeklerle olan ilişkilerimizde yeterince beslenemez. Her şeyi almadan, vererek yapmaya çalışır. Dolayısıyla da yeterince samimiyetle şefkati veremezsek, alma-verme dengemiz kayboluyor. Bu durumun kadın bedeni iki şekilde etkiliyor.
1. Dışadönük enerji, davranış ve tutum olarak geliyor. Kendini çoğu zaman bastırılmış hissedebilen, utanç, suçluluk duyguları hissediyor. "Ben her şeyi kendim yaparım kimseye ihtiyacım yok" diyen bir hale dönüşüyor. Özellikle ben yani ikinci aşama olan her şeyi kendim yaparım. Kimseye ihtiyacım yok diyen halde ben Meme sağlığında Amazon savaşçı kadınlarıdır. Amazonlar mitolojilere ve efsaneleri hep anaerlik olmuş, güçlü ve erkeğe ihtiyaç duyulmadan yaşayan bu anaerkil toplumda, daha iyi ok atabilmek için sağ gözlerini kesmişlerdi. Batıya erken tarihin egzotik kadınların da öne çıkan ilk kadınlar olarak, Amazon kadınlarını görüyor. Antik yazarların Homeros kitap Antik Çağ yazarlarının söylemlerine göre bu iki cinsiyet rollerinin ve iktidarın tam tersine çevrildiği bir kültür var. Amazonlar ataerkilliğe geçiş sürecinde kadınların özgürce varlık sürdürme çabalarının bir tür simgesidir. Bugün özgürleşmesini bir aracı olabilir. Ancak içindeki gerçek ışığını özgürleşmesi noktasında aslında bazı sorunlar var. Bir akım aslında toplumun kadın ve erkeği yüklediği cinsiyet sorularını karşı çıkan bir mücadele, amazonların yaşam tarzlarının feminist kadın hareketi ile özdeşleşti. 1960'larda erkek egemen sisteme karşı, kadınların özgürleşmesi yolunda ortaya çıkan feminist hareketlerine ulaştı. Bu hareketin altında yatan kodlardan, günümüz kadınlarının kadın-erkek cinsleri arasındaki eşitlik mücadelesinde, dengesinde Amazon Amazon kadınlarına benzeşir. Davranışları görebiliyoruz.
Kadın sonunda değişik bakan ve çözüm yolları üreten feminizmin farklı farklı türleri ile dolmuş. Dünyada liberal feminizm ve Radikal feminizm var. Bugünkü yaşam biçiminde daha fazla güçlü halde, savaşçı olma durumda kalma halini gösteriyor. Bu sebeple toplumdaki haklardan mahrum bırakılan kadın; toplumdan dışlanmış, ötekileştirilmiş. Amazonlar toplumsal yapı sisteminin temsilcileridir.
Platon'un bir devletin bir devlet olması için erkekler kadar kadınların da eğitilmesi gerektiği vurgulanıyor. Barışta ya da savaşta da başarılı olabilmek için kadın ve erkeğin eşit olması gerektiğini ifade ediyor. Peki bugünün dünyasında kadar gelen bu savaşçı kadın profili, savaşçı kadın olma hali kadın bedenini nasıl etkilemiştir? Bu kadın hareketinin devamlılığında, bugünün koşulunda, bu davranış eğilimlerinin tekrar eden kadınların özellikle dış ilişkilerini kaybettiklerini, sağlıklı denge ile üretemediğini görüyoruz. Bu kadınların şifalandırma ihtiyaçlarını kabul etmeleri ile başlıyor. Yani kadın bedeninde hayatın zorluklarını da evliliğin ataerkil evrimleşmesinde hep verici, fedakar taraf olduğumuz içindir. Yavaşlamanızı öneriyorum. Şayet babadan aldığımızı düşünürsek baba ile ilişkinin şifalanması anlamında da aslında engelleyebiliriz.
Akademik olarak yayınlanan makalelerde; meme kanserindeki en önemli sebepler: aşırı öfke, aşırı yüksek özgüven, durumun olduğu yani bizim Amazon sendromu dediğimiz davranış modellerini arasında da böyle aşırı özgüvenli olma hali bazen Dominant olma hali olduğunu söylüyorlar.
2. Peki sarkacın diğer ucu yani aşırı dişil olma hali ne demiştik? Buna daha kurban bilincinde; söylenme, şikayet etme, utanç ve suçluluk duygularının da beraber geliştiği durumlar denebilir.
Meme sağlığında ben bu defa da saçını süpürge eden kadın sembolü. Aşırı vericilik, hatta kendinin yerine, başkalarını hayatının merkezine koyma hali gelişiyor. Sürekli sürekli başkalarına bakan, kendini hep arka plana atan, manevi olarak aşırı fedakar, sessiz kalan ezilen, kullanılan kadınlık ve sol memeye olan etkisi olarak karşımıza çıkıyor. Şikayet eden, hatta depresyon eğilimi olan bir kadın beden formuna dönüşebiliyoruz.
Şefkat Şifa aktivasyonu anne olmadan doğal olarak nasıl aktive 30 bunun için içimizdeki evrimleşmemizde savaşçı ve kurban arasında bir ateşkese ihtiyacımız var. İçimizdeki iki uç yönün Eril ve dişilin barışı gerekiyor. Türk mitolojisinde Hakan'ın yanında olan, hayatında olan ilişkisi ya da Sümerler'de İnana gibi kol kola eşit yaşam hakları içinde gelir.
Meme sağlığının en önemli özelliği de tabii ki süttür. Bu ilk çocukluk için büyük bir antibiyotik bağışıklık sağlar. Hem de kadınların şifasın sağlar. O yüzden emzirmeye de dikkat edelim.


Yorumlar
Yorum Gönder